Hep aynı motifi tekrar tekrar yaşayarak bitiririz ömrümüzü. Her tekrarda, bu sefer doğruyu bulacağımızı sanırız. Aslında doğru, aynı motifi tekrar tekrar örerek değil, motifi değiştirerek bulunabilir.
Bir başkasını anlamak, bizi kendimize bir adım daha yaklaştırır, o hep kızdığımız, bir türlü beğenmediğimiz, kıyasıya suçladığımız, çoğu zaman hiç sahiplenmediğimiz, acımadığımız, merhamet ettiğimiz kendimize.
Sessiz Hasta
Alicia Berenson’ın eşi Gabriel’in cinayetini konu alan romanda Alicia cinayetle suçlanmaktadır. Yaşananlar üzerine Alicia konuşmayı bırakmış kimseyle iletişim kurmamaktadır. Theo’nun psikoterapist olarak Alica’ya yardım etme isteği üzerine roman işlenmeye başlamıştır. Anlatım oldukça sürükleyici. Alicia’nın günlüğü ve Psikoterapisti Theo’nun anlatımı üzerinden ilerlemekte. Farklı gözlerden anlatımları ben seviyorum. Her iki tarafında kafasının içinde hissetmek romanı okurken daha keyif almamı sağlıyor. Keyif falan diyorum ama ben okurken gerildim taşlar tık tık oturuyor. Gerilim ve gizem de gayet dozunda işlenmiş. Tavsiye ederim.
Önce mutlu olmaya karar ver, sonra da bıkmadan, usanmadan her yerde ara onu. Çiçekte, böcekte, resimde, kitapta, havada, suda, eşte, dostta, kiminin gözündeki yaşta, kiminin içten bir gülüşünde hep ara.