Şuan da seninle geçirdiğim bu saat büyülü gibi.Aylardır ne kadar karanlık,kasvetli,umutsuz bir hayat sürdürdüğümü kim bilebilir?Hiç bir şey yapmadan,hiç bir şey beklemeden,geceyi gündüzü ayırmadan;ancak ateşi söndürdüğümde üşüdüğümü,yemek yemeyi unuttuğumda acıktığımı hissederek;sonu gelmez keder ve zaman zaman Jane’ime yeniden sarılmak için delicesine istek duyarak.Evet,kaybettiğim gözüme kavuşmaktan daha çok istedim Jane’ime yeniden kavuşmayı.Şimdi nasıl olurda Jane yanımda,beni sevdiğini söylüyor?
Onda rahatsız edici bir kısıtlama,neşemi,canlılığımı bastıracak bir hal yoktu;onunlayken çok rahattım çünkü ona yakıştığımı biliyordum;söylediğim ya da yaptığım her şey ya onu teselli ediyor ya da canlandırıyordu.Keyifli bir varoluş!Tüm benliğime yaşam,ışık geldi:onun varlığında tam anlamıyla yaşıyordum,o da benimkinde yaşıyordu.
Bir gün bir kanaldan geçerken sarp kayalıklara denk geliceksiniz,hayatınızın bütün akışı girdaplar ve kargaşalar,dalgaların köpükleri ve gürültüleri arasında dağılacak;ya bu sarp kayalarda parçalarınıza bölüneceksiniz ya da yüksek bir dalga sizi ayağa kaldıracak ve sakin sulara yönlendirecek.