Hem hüzünlü hem neşeli günlerdi. Şimdi de hem hüzün hem de neşeyle hatırlıyorum. Acı tatlı anılar hep üzüntü kaynağıdır, en azından bana öyle gelir ama bu üzüntü bile tatlıdır. Kalbim ağırlaştıkça, içim sıkıldıkça, hüzünlendiğimde, tıpkı sıcak bir günün ardından gelen nemli bir gecede çiğ tanelerinin, güneşte kavrulan zavallı, solmuş çiçeği tazeleyip canlandırması gibi anılar da kalbi canlandırır ve tazeler.
Efendiler! Ne zamana kadar bu saklambaç oyununa devam edeceksiniz? Sürekli vatanseverlikten, millet sevgisinden uygarlığa hizmet etmekten bahsedersiniz. Ama millet için, vatan için, insanlık için ne yapıyorsunuz?
Bazıları milyonları vurarak sevgili yurdumuzu namussuzca soyuyor, bazıları da dairelerde, matbaalarda, okullarda, üniversitelerde memurluk yapıyorlar. Diğer tarafta ise milyonlarca halk mahvoluyor, yozlaşıyor, sarhoş yaşıyor, hayvanlaşıyor!.. Milletin temelleri çöküyor!..
Henüz vakit varken ülkeyi ve halkı kurtarınız! Halkın arasına giriniz. Onları tedavi ediniz, eğitiniz, terbiye ediniz!..