Yüreği çok önceden çürüyüp gitmişti. Hiçbir şey yoktu içinde. Yalnızca ufacık bir rüzgârın esmesiyle kıpırdayan ince bir toz tabakası vardı, o kadar.
Yaşam gücü yok olmuştu. Geride bıraktığı beden, onsuz ayakta kalmayı başaramamıştı.
Eger müzik duyguysa ve duygu da düşünceden kaynaklanıyorsa, o zaman bu olsa olsa bir kaos çığlığıydı ; mantıksızlığın, çaresizliğin, insanın pes etmesinin sesiydi.