Bir çocukta açılan yaraların ağrısının zaman içinde diğerlerine nasıl sirayet edebileceğini görüyoruz romanda. Roman boyunca kalbimin sızladığını hissettim. Çocuklar iyi gözlemcilerdir. Bu gözlemlerin barındırdığı hisleri sezer ve çocuk aklıyla yaptıkları yorumlarla hafızanın kalbine kodlarlar. Bu kodun çözülmesi için var olan durumla ilgili yetişkinlerin rehber olup açıklama yapması gerekir. Böylece oradaki düğüm sertleşmeden çözülür. Kitaptaki karakterlerin çocuk hallerine sarılıp her şeyi ifade etmek isterken buldum kendimi. Yetişkinlerin sustuklarını haykırmak istedim. Sonra kaçmayı seven bir kalple kaybetmekten korkan bir kalbin nasıl da zehirli bir sarmaşıkla bağlandığına ve beraber yaralarını sağaltamadıklarına tanık oldum. Beraber oluşturulan bu ağır yükün bir çocuğun omzuna nasıl miras olarak bırakıldığına da. Duyguyu, düşünceyi ve davranışı zamanında ve uygunca ifade etmek önemli vesselam. Ne demişler, sustukların büyür içinde.