"Biliyor musunuz, çok yalnızım; dünyada hiç kimsem yok! İnsan susar , susar, ama bir gün gelir, ruhunda biriken şeyleri ansızın boşaltmaya başlar.. O zaman da ağaçla da konuşmaya razı olur."
"Gece vakti çölü bir el arabasını çekerek geçen bir baba. Arabanın içinde annesiz iki çocuk; iki kardeş; biri kız, biri erkek. Küçük peri için ağabeyi Abdullah, ağabeyden çok öte. On yaşındaki Abdullah'a sorsanız Peri, her şey demek. Köylerinden Kâbil'e varmak için çıktıkları yolculuğun sonunda aileyi yürek parçalayıcı bir son bekliyor. Fakat aslında bu bir son değil... Kardeşlerin başlarına gelenler -yakın ya da uzak- ilişki kurdukları tüm insanların hayatlarında nesiller boyu yankılanacak..."