Dünyanın en uzun hüznü yağıyor,
yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne.
kar yağıyor ve sen gidiyorsun,
ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun,
belki bulmağa gidiyorsun kaybettiğimizi
o insan ve tabiat çağını.
dön bana ve dinle!
kuşlar uçuşuyor içimde.
loş bir keman solosu gibi
kuşların uçuştuğunu içimde,
dön bana ve dinle.
karanlık denizlerin dibinde,
birtakım incilerin olduğunu
birtakım incilere ve hatıralara
neden bağlı olduğumuzu unutma.
duy beni ve dinle!
denizler boğuşuyor içimde.
unutma diyorum ama sen anla,
anlat bizim de yaşamak istediğimizi onlara...
Erdem Bayazıt
Yıldızsız bir geceydi
Bir dağ çiçeği gibi şimdiden hasretteydim
sürgündüm çok uzaklardaydım,
Ve gözlerindi sürgün sebebim..
Çok çabuk çekildin hayatımdan
Kaderle el eleydin,
Bense kederle sarhoş...
Yarım kalmıştı hikayemiz
Göçmen kuşları gibi gelip geçtin bu şehirden
Belki de hayatımdan
Duymadın haykırışımı, acılarımı,
Benimsin sanmıştım uçtun avuçlarımdan
Tutamadım, gitme de diyemedim
Olamadın bir yıldızın kayışı kadar hayatımda
Zaman çok kısaydı bizim için
Yetmedi gözlerimizden yaşı silecek kadar
Ne de elveda diyebilecek kadar...
Abdülhak Hamit Tarhan
Yaşamaktan öte özür bulamayınca aşka
sonuçları bir bir gözden geçiriyorum
pulluklarla devrilen toprağın ıslaklığındaki can
madenlerin buharından elde edilen büyü
bazı yasak kitapların verdiği dinç duygular
nelerse ki yaşamak sözünü asi kılan
nelerse ki lekesiz, umutlu ve budala.
denedim. soğuk sular dökünüp fırladım sokaklara
sorular sordum nice kara sıfatları üstüme alaraktan
ipte boynum,ağzım şehvet yalaklarında
çapraştım, and içip ayna kırdım
doğadan bir vahiy bekledimse boşuna
baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı
hiç bir meşru yanı kalmamıştı hayatımın.
sözlerimin anlamı beni ürkütüyor
böylesine hazırlıklı değilim daha.
bilmek. bu da ürkütüyor. gene de biliyorum:
kapanmaz yağmurun açtığı yaralar
çocuklarda.
İsmet Özel
Yine akşam oldu,
yalnızlık omuzlarıma çivisini çaktı yine,
uzaklık aynı gerçi,
her yerdeyken olan uzaklığın pek değişmedi,
yine akşam oldu orda olduğu gibi,
görebiliyorum seni burdan da,
aynısıydı ordayken de,
uzaklıktan korkmuyorum belki de,
orada da aynıydı uzaklık gerçi
donuklaşmış oldu artık bu,
bir o kadar da hüzünlü romanlar gibi,
galiba ben baştan kaybetmişim,
belki de ben baştan kazanmışım, insanlık kaybetmiş...
Sezai Karakoç