Bir şeyler kazanmak için bir şeyleri kaybetmen gerekiyondu. Pek çok insanın gitmeleri gerektiğini anladıktan uzun süre sonra daha kalmalarının sebebi buydu.
Hayat uzun ya da kısa olabilirdi,bunu bilmek imkansızdı; her şeye rağmen bazen bir ömür tek bir gecede harcanırdı:
Pencerelerin açık olduğu ve son cırcır böceklerinin sesini duyabildiğiniz, havada bir serinliğin olduğu ve yıldızların parladığı, başka hiçbir şeyin umurunuzda olmadığı, tek bir öpücüğün bir ömürden uzun sürdüğü; geleceği, geçmişi ya da gerçek dünyada mı yoksa bir rüyada mı yürüdüğünüzü düşünmediğiniz, hem hep istediğiniz her şeyin hem de sonsuza dek yas tutmanın kaderiniz olduğu ve kendi elinizle örüldüğü,sabahleyin uyanıp uzaktaki dağı gördüğünüzde hata yapıp yapmadığınızı ya da sahip olduğunuz her şeyi kaybedip etmeyeceğinizi ve insan olmanın bu anlama
geldiğini anladığımız bir gecede.