Bugünün dünyasında toplum tepe aşağı gitmekten daha kötü bir hal içerisinde. Yalnızca kaba kuvvetin, umursamazlığın ve olumsuzluğun hüküm sürdüğü bir dünyada yaşamıyoruz. Dibe vurmak üzere olan insanlık, aynı zamanda her türlü ahlâkî değerini yitirdi.
Aile yapısı bile derin değişiklikler yaşıyor. Tüm dünyada zengin ve fakir ülkelerin hepsinde aileler parçalanıyor...
"Bu dünya denen şeyi bizim vaktimizde yaşayanlar sadece ismiyle, cismiyle bilirler. Biz gaflet vaktinde doğan çocukların. Gâfiliz yani. Dünyayı bizim için sanırız, hatta bizim sanırız. Oysa dünya dediğin her gelene 'seninim' diyen bir gönül çalana benzer. Sonra terk eder, bırakır onları."
Sayfa 143 - Nesil yayınları. 166. Baskı·Kitabı okudu
"Bu dünya bir yokluk âlemidir. Var dedikleriniz de yoktur, yok dedikleriniz de. Lakin insan her şey var zanneder. Öyle çok sever ki dünyada sahip olduklarını vazgeçerse her şey biter diye vehmeder. Malı olur bırakamaz, mülkü olur satamaz, şöhreti olur yıkamaz. Ne tuhaf şey! Bu âlem bir rüya âlemine benzer oysa. Rüyada sahip olduklarını uyanınca yanınızda bulabilirmisiniz? Hem rüyanızda var olanlar uyanınca yok diye dertlenirmisiniz? İşte bu âlemde o rüya misalidir. Bilin ki bu rüyada sahip olduklarının hiçbiri insanın değildir. Sahiplik makamı da sıfatı da yoktur insanda. Kendisi dahi kendinin değildir. Kendine sahip olamayan başka bir şeye nasıl edecek de sahip olacak?