Bu Kuzey ülkesi garına giren tren. Burda yaz güneşi çoğunlukla soğuk ve camların gerisinde çoğunlukla yağmur var. Bu denli çok ülke, bu denli çok insan, bu denli çok roman kahramanı tanımalı mıydık? Uçaklara, trenlere, otobüslere bu denli çok binmeli miydik? Her kentin gecesinin uzantısına doğru yaşayıp, her kentin sabahına uyanmalı mıydık?