♔Qafqaz gülü ❃kar ciceyi♔

♔Qafqaz gülü ❃kar ciceyi♔
@GnayGnay
· 👉... Yer FRANSA Barış Manço televizyon kanalının canlı yayınına konuktur... ✍️... Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir... ✍️... Sürekli, " İşte Türk, yani barbar, vahşi vs..." demektedir... Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere "yanınızda kâgıt para var mı.? " diye sorar..! 👍... Bu soruya spiker şaşırır ve "evet var ama n'olacak" der... Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâgıt paraları çıkartır... Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında"Anahtar" adlı şarkısını söylemiştir... Bu şarkının bir bölümü şöyledir. BEŞ AKİF BİR SAAT KULESİ, İKİ KULE BİR FATİH, BEŞ FATİH BİR MEVLANA, İKİ MEVLANA BİR SİNAN"... Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler o dönemdeki Türk parası olan banknotların arkasında fotografı olan kişilerdir... Barış Manco spikere sorar: "Bu paranızda fotografı olan kişi kim.?" Spiker: "General......." Barış Manço diğer paralardaki fotografları olan kişileri de sorar, spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır, "General.......", "Amiral...........", "Komutan............." Spikerin bu "Falanca General,falanca Amiral, falanca Komutan" cevabından sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarını çıkarır... Spikere derki: "Bu parada fotografı olan kişi Mehmet Akif Ersoy'dur.şairdir... Bu fotograftaki kişi Mevlana'dir.Düşünürdür... Bu paradaki fotoğrafı olan kişi FatihSultan Mehmet'dir.Adaletin sembolüdür... Bu paradaki kişi ise ATATÜRK'tür. "Yurtta barış,dünyada barış"diyen kişidir... Bizim paralarımız bunlar... Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar olduğumuz için paralarımızın arkasına "şairlerimizin", düşünürlerimizin"bilim adamalarımızın fotograflarını bastık...Siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz icin paralarınızın arkasına hep savaş adamlarının fotoğraflarıniı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
gonlum ucmak isderken semavi ulkelere ayagim takildi yerdeki golgelere necip fazil kisakurek
Duygular
TURANCILAR NEDEN TAVSIYE EDILMISDIR?
Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkması üzerine Millî Mücadele’nin ardından Mîsâk-ı Millî sınırlarını esas alan Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Pantürkizmi reddeden Cumhuriyet yönetimi Türk milleti kavramını Mîsâk-ı Millî’ye dayanan somut bir vatanla birleştirmiş, Türk milliyetçiliğini bir devlet politikası halinde benimsemiştir. Osmanlı dönemindeki Türkçü aydınlar da siyasî açıdan yeni devleti Türkçülük anlayışlarının somut bir ifadesi olarak görmüşlerdir. Türk ocakları yeniden ülke çapında şubeler açarak temel konularda Cumhuriyet yönetimine tam destek sağlarken aynı zamanda kültürel açıdan pantürkist düşüncelerin ele alındığı bir platform olma özelliğini sürdürmüştür. Bu sebeple 1927’de Türk ocaklarının faaliyet alanı Türkiye Cumhuriyeti ile sınırlandırılarak bütün Türklük anlayışından dönüş resmîleştirilmiştir. 1930’ların ikinci yarısından itibaren tekrar ortaya çıkan Pantürkist motifleri içeren Türkçü akımı, Türkiye’nin II. Dünya Savaşı’ndaki denge siyasetinin sonucu 1944 yargılamalarıyla tasfiye edilmeye çalışılmıştır.
Osmanlı Devleti’ndeki aydınlar tarafından savunulan Türkçülük-milliyetçilik anlayışının temeli millî bir kültür oluşturma ve bu yolla bağdaşık bir Türk milleti teşkil etme yönündedir. Böylece Osmanlı Devleti içindeki Türkler her bakımdan gelişmiş sağlam bir millet haline gelecek, daha sonra dağınık halde yaşayan bütün Türkler arasında kültürel birlik sağlanacaktır. Kültürel birlik de gelecekteki “kızılelma” denilen siyasal birlikteliğin temeli olarak değerlendirilmektedir. Milletin coğrafî ve siyasî sınırlara bağlı kalması gerekmediğini savunan Türkçü aydınlarda temelde bütün Türklük anlayışı hâkim olmakla beraber bazı konularda yaklaşım farklılığı bulunmaktadır. Bu farklılık, Osmanlı Devleti’ni koruma endişesiyle hareket eden Osmanlı Türkleri ile Rusya’dan gelen Akçuraoğlu Yusuf, Hüseyinzâde Ali gibi Türk aydınlarının soydaşlarının bağımsızlık kazanması ve Türk birliğinin gerçekleşmesi yolundaki düşüncelere öncelik vermelerinden kaynaklanmaktadır. II. Meşrutiyet döneminde Türk ocakları çevresinde toplanan Türkçü aydınlarda ister kültürel ister siyasal mânada ele alınsın pantürkizm anlayışı temel dinamik fikirlerden birini teşkil etmiştir.
19undan 20 sine kecen gece qanli yaddasimizdir
1990-cı ilin 19-20 yanvar tarixlərində Azərbaycan xalqı göstərdiyi qətiyyətlə nümayiş etdirdi ki, heç bir qüvvə bizim milli azadlıq uğrunda mübarizə əzmimizi qıra bilməz. 44 günlük müharibə bir daha xalqımızın yenilməz, məğrur olduğunu dünyaya nümayiş etdirdi. Azərbaycan xalqı cənab İlham Əliyevin ətrafında dəmir yumruq kimi birləşərək Qələbəni qazandı. Şəhidlərimizin xatirəsi xalqımız tərəfindən daim əziz tutulur, həmişə qəlbimizdə yaşayacaq. Qəhrəman Vətən övladlarının mübarizə yolu gələcək nəsillər üçün əsl örnəkdir. ALLAH SEHIDLERIMIZE REHMET ELESIN INSALLAH BU MUHARIBE BITER MILETDE SULH CIHANDA SULH