Kitaplar hayatımıza giren insanlara benzetilebilir. Bazıları bizim için değerli olur; diğerleri bir kenara bırakılır. Bu işin anahtarı hangisinin hangisi olduğunu ayırt etmek.
Bu kitabı okuduğunuzda ironik bir şekilde şunu anlayacaksınız ki: Üzerinde yaşadığımız bu dünyada büyük bir enerji ve ekonomik açıdan büyü-yeme-me sorunu var. Fakat bu enerji ve büyüme sorununun tek bir çözümü var, o da çözümünün olmaması. Evet bu cevap size biraz karamsar gelebilir, fakat gerçekler her zaman toz pembe cevaplar ile yürümüyor. Neyse bu büyük enerji sorununu ekonomik açıdan ne Kapitalizm çözebilir ne de Komünizm; çünkü bu iki ekonomik sistem de tamamen büyüme odaklı. Biri şirketler tarafından ekonomik büyümeye odaklanıyor, diğeri devletler tarafından. Sorunun ana kaynağı da bu zaten: Sınırlı bir dünyada ekonomik açıdan sınırsız büyüme isteği. Çünkü devletler ya da şirketler enerji olmadan ekonomik açıdan büyüyemez ve gelişemez.
Her imparatorluğun çöküşü, mevcut enerji krizine çözüm bulamaması ya da daha iyi bir enerjiye adapte olamaması yüzünden gerçekleşir. Bu açıdan baktığımızda insanlık ilk başta odun ile enerji ihtiyacını karşıladı. Ağaçlık alanlara hakim olan topluluklar büyük bir imparatorluk kurdu. Sonra sırasıyla şu enerji türleri geldi: kas gücü, kömür ve petrol. Bu enerji türleri keşfedildiğinde genellikle bir imparatorluğun çöküşü ve doğumu aynı anda gerçekleşti.
Kas gücünde insan önemliydi; insanları etkileyip onların bu gücünden yararlananlar büyük imparatorluklar kurdu. Sonra kömür bulundu, bu da buharlı makinelerin oluşmasında ve Sanayi Devrimi’ne ön ayak oldu. Ve yine kömürü yani enerjiyi en çok kullananlar büyük imparatorluklar kurdu. Son olarak da petrol bulundu. Petrol enerji bakımından diğerleri gibi sıradan değildi, keşfedilen tüm enerji araçlarından daha büyük enerji üretiyor ve termodinamiğin ikinci yasasını ihlal etmiyordu. Bu kaynağa en çok sahip olanlar büyük imparatorluklar kurdu; mesela Amerika.
Bu kitap, bize neden
Petro-KıyametAntonio Turiel · İş Bankası Kültür Yayınları · 202447 okunma
Maalesef çok başarısız buldum. Hali hazırda işletme öğrencisiyim, bildiğim bilgileri eğer bilmeyip bu kitaptan öğrenseydim yanlış ya da eksik öğrenirmişim. Belki çeviriyle de alakalıdır bu durum. Ayrıca sığ buldum. İktisat tarihinden, iktisadi bakış açılarından daha çok bahsetmesini beklerdim.
Ekonomi 101Alfred Mill · Say Yayınları · 20221,207 okunma
Bir sektördeki ekonomik kârlar önemlidir çünkü diğer sektörlerdeki firmalara topraklarını, işçilerini, sermayelerini ve girişimsel yeteneklerini ekonomik olarak kârlı bir sektörde istihdam etmeleri için teşvik sağlar. Ekonomik kârlar, öz kaynakları en etkin şekilde kullanılmaya davet eder. Uzun vadede, rekabet, ekonomik kârları yok eder. Sektör, ekonomik kârlar sıfır olduğu zaman en verimli durumundadır. Ekonomik kâr sıfır olduğunda mevcut firmaların pazardan ayrılması ya da yeni firmaların pazara girmesi için bir teşvik kalmaz.
Bir arazı aracı kullanmak, Güneydoğu Asya'daki açlık sorununu nasıl etkileyebilir? Birkaç yıl önce benzin fiyatları birden tırmanmaya başladı. Sonuçta, birçok Amerikalının cüzdanına binen yükü hafifletmek için kayda değer politik baskı yapıldı. Çoğu kişi, daha az araba kullanmak ya da seyahat etmek yerine yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalmadan savurgan araçlarını kullandıkları her zamanki yaşam tarzlarını sürdürmek istedi. Hoover Institution'dan Thomas Sowell'e göre, politikacılar ve birçok kişi, "Parayı veren düdüğü çalar," atasözünü göz ardı etmeyi tercih etti. Olan şey tam manasıyla buydu.
Benzin fiyatları arttığı için alternatif yakıtlara talep arttı. Alternatif yakıt talebindeki bu artış, etanol denen ürünü sağlayan mısır yetiştiricileri tarafından memnuniyetle karşılandı. Etanolün daha düşük maliyetle üretilmesini isteyen mısır yetiştiricileri, daha fazla sübvansiyon verilmesi için Kongre'de kulis faaliyetleri yaptılar. Bu, arazilerin, diğer ürünlerin, özellikle de buğdayın aleyhine, mısır üretimine ayrılmasıyla sonuçlandı. Buğdayın arzı azaldığı için fiyatları arttı, ikame ürün pirincin de fiyatı arttı çünkü artık pirince de daha fazla talep vardı. Bu durum, pirinç fiyatının, Güney ve Güneydoğu Asya'daki halkın temel besin maddesi olan pirinci almaya güçlerinin yetmeyeceği seviyeye kadar yükselmesine yol açtı. Hızla açlık baş gösterdi. Piyasalar birbiriyle konuşur. Hiç kimse açlık yaratmak istememişti fakat insanlar kıtlığı göz ardı ettiklerinde istenmeyen sonuçlar doğabilir.