sh

Bir mıknatıs doğada saf olarak bulunmaz, atomların belli bir düzende bulunduğu bir yapıdır; her bir atom adına spin denen bir mıknatıs gibidir. Ferromanyetik alaşımları manyetik hale getirmek için büyük miktarda enerji harcayarak atomların spinlerini kalıcı bir manyetizma oluşturacak şekilde hizalamak gerekir. Bununla birlikte sıcaklığa, yani moleküllerin rasgele hareketlerine bağlı olarak spinler hizalarını yitirir, sonunda malzeme mıknatıs özelliğini tamamen kaybeder; manyetik makinelerde ise mıknatıslar ısınır ve yavaş yavaş mıknatıs özelliğini kaybeder.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tanrı'nın kanıtı.
Maddenin atomik ve moleküler doğasıyla ilgili anlaşılması gereken bir diğer konu da sıradan maddenin esasında sıradışı biçimde dengeli olduğudur. Atomların çekirdeğini etkileyen süreçleri başlatmak hem zordur hem de büyük bir başlangıç enerjisine ihtiyaç duyar. Kimse evinde elde ettiği manyetik alanlar vasıtasıyla maddeyi dönüştürüp nükleer enerji üretemez. Bu az çok, çakıl taşı fırlatarak dünyayı yörüngesinden çıkaracağını iddia etmek kadar gülünç bir sav olur.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Termodinamiğin üçüncü yasasına göre, enerjiyi faydalı bir işe kusursuz bir biçimde dönüştürebilmek ancak ve ancak mutlak sıfır sıcaklığında –yani -273 °C’de– mümkündür.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Kapitalizmin sonu...
Gelgelelim, fosil yakıtların üretiminde zirveye ulaşıldığında, bu alanda açılan gediği yenilenebilir enerji kaynaklarıyla bütünüyle kapatmak açıkça imkânsız olacağı için, şartlar bize kısıtlı dağıtım uygulamasını eninde sonunda dayatacak. Bunu yapmayı istediğimizden değil, kullanılabilir enerji miktarı her geçen yıl daha da azalacağından enerji tüketimimizi metazori düşüreceğiz. Elbette bir geceden sabaha enerjisiz kalmayacağımız gibi yaşanacak düşüş de baş döndürücü bir hızda gerçekleşmeyecek, muhtemelen yirmi otuz yıla yayılacak; gelgelelim kesin olan şu ki her yıl daha az miktarda enerji elde edeceğiz ve bu da fiilen geldiğimiz noktadan daha ileri bir büyümeyi engelleyecek. Kuşkusuz mevcut ekonomik sistemde büyüme yoksa sorun var demektir. Hem de ciddi bir sorun. Böylece, tasarruf ve enerji verimliliğini yararsız çözümler kumbarasına atmıyoruz, esasında kısıtlı dağıtım başladığı andan itibaren bu uygulamalar işe yarar ve muhakkak yarayacaktır. Kuşkusuz, kısıtlı dağıtımın benimsenmesi deyim yerindeyse çok daha esaslı bir şeyi dayatacak bize: Kapitalizmin sonu...
Sayfa 75·Kitabı okudu
Dünya durağan bir ekonomiye geçmek zorunda. Komünizm geliyor.
Verimlilik ve tasarruf ile tayınlamanın aynı madalyonun iki yüzü olduğu siyasi çevrelerde bilinen bir gerçek olsa da bu sonuncu uygulamayı benimsemek ağır siyasi sonuçlar getireceğinden olayın bir yüzü gösterilirken diğeri gizlenir. İklim değişimiyle mücadele için etkili hiçbir adım atılmamasının sebebi de budur: Asıl atılması gereken adım ekonomik faaliyeti azaltmak; oysa kimse buna hazır değil. Dolayısıyla gezegenin iklim koşullarının daha da kötüye gitmesini elimiz kolumuz bağlı izliyoruz.
Sayfa 75·Kitabı okudu