Enerji konusunda ise, son derece önemli bir değerlendirmeye bakılırsa, ekonomik sistemimiz ve üretim tarzımız değişmediği sürece sadece verimliliğin değil tasarrufun da bir yararı olmayacaktır. Enerji, yararlı bir işi gerçekleştirme kapasitesidir: Enerji kullanılarak eşya üretebilir, hizmet sunabiliriz. Dolayısıyla enerjinin ekonomik bir değeri vardır, çünkü işlenmemiş hammaddeye ekonomik değerini katan esasında iştir. Bir parça demir minerali tek başına büyük bir değer taşımazken onu enerji kullanarak uygun biçimde sac levhaya dönüştürdüğümüzde yeni bir değer kazanır. Sonrasında daha büyük bir enerji harcayarak bu levhadan araba yaptığımızda deyim yerindeyse daha büyük değer elde ederiz. Nesnelere değerini veren iştir. Dolayısıyla enerji kullanımının da asli bir ekonomik değeri vardır. Herhangi bir yerde ister verimliliği artırmak ister tasarruf etmek amacıyla olsun kullanılmayan bir enerji başka bir yerde muhakkak devreye girecektir çünkü yalnızca enerji kullanılarak değer üretilir – yani para kazanılır. Bu sebeple yegâne odağı azami kâr olan, üretimin ve tüketimin biteviye artırılması üzerine kurulu bizim gibi toplumlarda başıboş enerji diye bir şey asla olmaz: Enerji kullanılabilir olduğu sürece birileri illa ondan bir şey üretmek ve para kazanmak için faydalanacaktır.