Bir “ihtimam ahlâkı”na ihtiyacımız var. Yaralamayan bir hayırseverliğe, acımaktan doğmayan bir adalete. Tahakküm etmeyen bir merhamete susamış durumdayız.
Aşk sizi çağırdığında onu takip edin,
Yolları zorlu ve sarp olsa bile.
Kanatları sizi sardığında izin verin,
Tüylerinin arasında gizlenen kılıç sizi yaralayacak olsa bile.
Ve sizinle konuştuğunda inanın ona,
Kuzey rüzgarının bahçeyi talan edişi gibi,
darmadağın etse bile sesi rüyalarınızı.