Hamnet, Shakespeare’in en ünlü oyunlarından birine ilham veren trajik bir aile hikayesini, alışılmışın dışında bir perspektifle ele alıyor. Shakespeare'in adı hiç geçmiyor. Baba , eş, oğul olarak bahsediliyor. Kitapta yasın ağırlığı o kadar somut işlenmiş ki okurken bir ebeveynin evlat kaybı karşısındaki çaresizliğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitabı bitirdiğinizde, büyük eserlerin arkasındaki isimsiz kahramanların ve çekilen acıların büyüklüğünü bir kez daha sorguluyorsunuz.O’Farrell’ın dili oldukça şiirsel; doğayı 16. yüzyıl İngiltere’sinin atmosferini adeta bir tablo gibi tasvir ediyor.
Tahammül edemiyor. Hiçbirine. Kendini kayboluşun ağına yakalanmış; ne yana dönse ağa daha çok yakalanacakmış, bir şekilde mutlaka ısırılacak, o iğne bir yerine sokulacakmış gibi hissediyor. İşte yine burada, bu şehirde, bu evde ve bir daha asla kurtulamayacağından korkuyor.