— Bir de aklın erer gibi "seviyor" deme. Tokadı çarparım. Böyle sevmek mi olur?
— Sevmek böyle olur beyim. Adam, adamı neden sevdiğini bilmez ki... Bilse dişini sıkar da sevmeyiverir... Adam, işte sever...
Herif devenin üzerinde leblebi unu yiyormuş. Birisi aşağıdan sormuş, "Ne yiyorsun birader?" Devedeki eliyle işaret etmiş. "Rüzgâr böyle eserse: Hiç... "
"Asri zamanda hepsi ganî var mı güdadan
Gördüklerin süs, sade kuru ehli riyadan
Tenhaları melce ederek kaçsa da insan
Kurtulmaya imkan var mıdır asrı beladan
Gece dersinden bir şahadetname alanlar
Her iki âlemi kendisi1 vüzeradan
Kalıp kıyafet var ise eğer tamahın
Hacı Abdullah dahil meclisi ümeradan
Yok ise eğer şeklini halleden alem
Şeyh Yusuf dahi hurda kitapsız ulemadan
Dahil olursan cemiyyeti riyakârlara
Almış olursun sen de mühürü Süleyman'dan
İbret değil mi bizdeki ahlâkın sükûtu
Tabasbus ehli bu zamanda muteberandan
Tak koluna bir dilberi düş çarşı, pazara
Onu Huri, seni addeder büyük gulemandan
Tut bir riyakâr eteğinden kendine bend ol
Sen de olursun şöhretli eshabı kiramdan
Sadakat, metanet gösterip kendini övme
Mahrum kalırsın sonra bütün asri zamandan"
İngilizler, tam dört yüz yıl bu içtenlikli ve kendilerine özgü “meşrûtiyet” hayatını yaşadıktan, ulusal kültürlerini ve ulusal özyapılarını artık bozulmaz ve değişmez bir sağlamlığa getirdikten sonradır ki İskoçya, Gal ve İrlanda ülkelerini fethederek İngiltere’ye kattılar. Ancak, bu katma yalnızca siyasal bir katmaydı; hiç bir zaman, İngilizler bu üç yabancı kavmin İngiliz toplumuna, Anglo Sakson ulusuna katılmasına olanak tanımadılar. Ülke, sanki yine eskisi gibi yalnız İngilizlerden oluşuyormuşçasına, yalnızca İngiliz çıkarı ve İngiliz ülküsü bakımından yönetildi. Daha sonraları Amerika gibi, Hindistan gibi, Güney Afrika gibi, Mısır gibi, Avustralya gibi sömürgelere sahip oldular; ancak, yine her zaman, parlamento, İngiliz Parlamentosu olarak; kabine, Anglo Sakson kabinesi olarak kaldı. İngiliz ulusu, gittikçe büyüyen bu siyasal topluluk içinde kendi benliğini, bir an için olsun, hiç unutmadı. İşte İngiliz ulusunun yüzyıllardan beri dünya siyasetinde egemen olmasının nedeni budur.