"Bu coğrafya'da yemek masasının tanzimi bizden çok farklı. Biz daha ziyade yendikçe yemekleri getiririz. Onlar ise ne var ne yok, masanın üzerine koyuyorlar."
"O korkunç sürgünlerde ölenler Yahudi yahut Hristiyan olsaydı; yüzlerce roman yazılır, yüzlerce film çevrilirdi. Dünya tiyatrolarının perdeleri bu son derece dramatik olaylar için açılır, kapanırdı. Hem de defalarca."
"Arkadaşlar biz bir atanın balalarıyız. Bu anlattıklarınız geçici işlerdir. Gün olur her şey düzelir. Kazakistan'ın size ihtiyacı var." dedikten sonra epeyce bir zamandan beri uğraştığı, bir dosya kağıdı üzerine çizilmiş bir ağaç göstererek, "Bu gövde hepimizin atası Oğuz ATA'dır. Biz hepimiz Oğuz Ata'nın balalarıyız. Yani hepimiz kardeşiz. Geçen günlerde kardeşi kardeşe düşman ettiler. Amma şimdi bizim size gerçekten ihtiyacımız var."
"Uygur Camii'ne doğru giderken hep Türk dünyasının yirminci asırda yaşayan en büyük mücahitlerinden biri olan İsa Yusuf Alptekin Bey'i düşünüyorum. O günlerde İsa Yusuf Bey henüz sağdı. Yaşı doksanı geçmiş olmasına ve iki gözü de görme özelliğini kaybetmesine rağmen Uygur davasını anlatmak için nasıl çalıştığını, şehir şehir dolaştığını yakinen biliyordum."