Bu anı hiçbir zaman hissizce hatırlamadım. "Fakat ne için" diye düşündüm. Bugün ayaklarını öpsem, yarın bunun için ondan nefret etmez miydim? Onu mutlu mu edecektim? O gün, yüzüncü kez nasıl bir insan olduğumu anlamamış mıydım? Ona işkence etmeyecek miydim?
Bir şeye karar vermek, başlangıçtan başka bir şey değildir. İnsan bir şeye karar verdiği zaman, karar verdiği sırada hiç öngörmediği, düşünde bile aklına gelmeyen bir yöne doğru, şiddetli bir akıntıya kapılıp gidiyordu.
Ama benim duygularım ciddiye alınmaya değer miydi ki? Üzülmüşüm, endişelenmişim, belki de onun dert ettiğinden üç kat daha fazla dertlenmişim, kime ne?