Psikoloji bilimi her ne kadar ilgimi çekse de iş psikoterapi kısmına geldiğinde psikolojiye şüpheyle yaklaştım hep. Davranışlarımızın arkasında yatan sebeplerin tanısı tamamdı benim için fakat iş terapiye, yani gerektiğinde davranışlarımızın değiştirilmesi noktasına geldiğinde kafamda soru işaretleri oluşuyordu. Çevremde terapi tecrübesi olan insanlarla da bu çerçevede konuştuğumuzda hep şu soruyu soruyordum: “Neden bir terapistin sizi manipüle etmesine izin veriyorsunuz?”
Sonraları bu düşüncemin doğru olamayacağını, bu konuda kendimi daha fazla geliştirmem gerektiğini ve psikoloji okumaları yapmam gerektiğini düşündüm. Kendime bir liste çıkardım ve okumaya başladım.
Bu kitapla da psikoloji kitaplarına karşı algıda seçici olduğum bu dönemde karşılaştım. Kitabı okumak için birisinden ödünç almıştım ve sayfaları şöyle bir çevirdiğimde ilk dikkatimi çeken şey, kitap boyunca neredeyse işaretlenmemiş, not alınmamış ve altı çizilmemiş hemen hemen hiçbir paragraf olmamasıydı. Bu durum daha kitabın ilk cümlesini dahi okumadan kitaba karşı olan ilgimi katlamıştı.
Yazar, bireyin çocukluktan yaşlılığa kadar geçirdiği; toplumsal yaşam, ana-baba ve çocuk ilişkileri, korku, öfke ve düşmanlık, değersizlik duygusu, sorumluluklar, yalnızlık, ilişkiler gibi yaşamın her evresinde insan olarak karşılaştığı problemler açısından bir farkındalık oluşturuyor. Sorunlu davranışlarımızın arkasında yatan sebepleri tespit edip önümüze koyuyor. Adeta bize bir ayna tutarak, “Sayın okur, bu davranışının sebebi aslında bu” diyor. Ve bunu yaparken de bilimsel kuramlara dayanarak, kişisel araştırma ve gözlemlerinden faydalanıyor.
Kitap, ana-babamızla olan ilişkilerimizin çocuklarımıza karşı gösterdiğimiz davranışlara etkisi nedir, insanlardan neden korkuyor ve onlara karşı neden öfke ve düşmanlık