Cümleye nasıl başlanır, nerden nasıl yazılır anlatamıyorum. Ben Mehmet Yıldız kitaplarını, sözlerini okurken genellikle bir terim kullanırdım; " Mehmet abi yine tokat gibi sözleriyle vuruyor bizi." Ama ve lakin bu sefer öyle değildi, bu defa Mehmet abi bir yaraya ilaç verir gibiydi. Kitabı okurken durdurdum zihnimi ve açtım kalbimi sordum kendime gerçekten tokat gibi miydi? Hayır, değildi işte. Onun her kitabı, her sözü ilaç gibiymiş. Biz yalnış anlamışız meğerse. Okurken çok fazla şeyi açtı, hep dilimize doladığımız sözleri niye dilinizde, onun yeri değildir aç kalbine koy dercesine yazılmış satırlar vardı. Cevapsız sorularım var diyordum, meğer cevapsız değilmiş, sadece cevabı bende değilmiş. Her şeyin bir zamanı vardır derler, bu kitabın zamanı yok arkadaş, her zaman oku, bir defe okuduysan dön ikinci kez oku, yetmezse üçüncü kez oku. Ama gerçekten oku. İnsan hastaysa tedaviden vazgeçer mi? Asla, niye canın sahibi var, teslim zamanın da emanetini bozuk getirdim diyemeyeceğimizden o emanete sahip çıkmalıyız. En önemlisi beden ile değil ruh ile yaşamalıyız. Vaktim yok ama sonra okuyacağım diyeceğin bir kitap değil. Bak vaktim yok demene Mehmet abi ne demiş.
" Vaktin yok zaten, vakit senin değil ki? " Oyüzden zaten vakit bizim değil. Biz yaparız. Dünyanın esiri olmamak lazım. Kula kulluk yapmamak lazım, korkuya esir olmamak lazım. Hele bir de arkamızda O (cc) varsa asla... Hep tevekkül ve takva deriz. Ya bir de o tevekkülü, takvayı yaşasak? Bak o zaman gerçekten nefes alırız. Biz zaten yoldayız bırakalım da yolu, doğru olarak yürümeye bakalım. O yüzden okuyalım. Okutturalım bu hayatın aslını. Bu kitabı yol kenarında doğru yola olan işaretlerden sayın ve yola devam edin. Velhasıl kelam : Namaz psikiyatrik bir tedavidir. Namaz kılanın tedavisini ise Allah yapar.