İnsan kendi si olarak var olabileceği bir güven ortamı arar. Evlilik de böy le bir ortam olmalıdır; aksi halde mutlu olamazsınız. Peki birlikteyken kendinizi kendiniz olarak var hissedebiliyor musu nuz? Bunu iki kutuplu bir ölçek üzerinde değerlendirebilir siniz; '0' hiç var değilim, yokum, '100' tam anlamıyla varım anlamına gelse, beraberken siz ne kadar varsınız? Birlikte ol duğunuz kişi kendini ne kadar var hissediyor? Kendisi olarak var olamayan insanın mutlu olması mümkün değildir! O ne denle birbirini tanıma sürecinde en önemli şey, birlikteyken kendiniz olup olmadığınız konusunda açık seçik bir anlayışa varmanızdır.
Evleneceğiz kişi, "Yaşamında kendisi olarak var mı? Yoksa annesinin oğlu, babasının kızı mı?" Peki, "Siz kendi yaşamınız da kendiniz olarak var mısınız?" "Yaşam öykünüzün yazarı siz misiniz?"
Son kararı vermeden önce ailesini tanımaya, muhitini ta nımaya, yakın arkadaş ve dostlarını tanımaya özen göstermekte yarar var. Çünkü bu kişiler siz evlendikten sonra sizi ve sizin evlilik ilişkinizi fazlasıyla etkileme potansiyeline sahiptir.
Çocuk olduktan sonra işler iyice sıkıntı verici oldu; aileler daha çok müdahil. Çünkü benim ailem kızımın tam bir kentli gibi yetişmesini isterken eşimin ailesi de toprağa bassın, inekleri koyunlan sevsin modunda. Bu arada ben, her iki ailenin gözünde de "Sen torunumuzu doğurdun, şimdi kenara çekilebilirsin," konumundayım. İstediğim hiçbir şeyin hük mü, ciddiyeti, geçerliliği yok, çünkü onlar 'deneyimli ve kaç taneee çocuk büyüttüler'. Bu da annelik duyguları içindeki beni çok üzüyor.