Baler Talu

‘Hiçbir şey açıkça seçilemiyor ama çok şey hissedilebiliyordu, müthiş bir uyku ve güçlü bir kentin ağır bir düşüydü bu.’
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ama öylece durdum, ilerlemedim ve boşluğa kulak verdim. Artık ne kenti ne sokağı hissediyordum, ne sokağın adını ne de kendi adımı; burada yabancı olduğumu, tanımadığım bir yerde her şeyden müthiş bir biçimde arınmış olarak durduğumu duyumsuyordum yalnızca; hiçbir amacım, mesajım, bağlantım olmadığı halde çevremdeki hüzünlü yaşamı derimin altından akan kanım kadar yoğun algılıyordum. Hiçbir şeyin benim için gerçekleşmediği, ama yine de her şeyin bana dahil olduğu duygusunu taşıyordum yalnızca; ilgisiz kalsam da, çok derin ve çok gerçek şeyler tadıyor olmak müthiş mutluluk veren bir duyguydu, ruhumun en canlı kaynağını oluşturur, tanımadığım yerlerde şehvet gibi üstüme çökerdi.
‘… çünkü yaşamın zirvesi de dibi de aynı biçimdedir.’
Devrimcinin şarkısı ‘ırmağı gösterdim ona sonra git dedim gidebildiğin yere bu elvedayı da al koy çantana resmimi değil beni anımsa kuzeyden esen rüzgâra kanma bir sayıklamadır, kolay aldanırız aydınlık bir yere çıkmışsan eğer çantanı aç, bak: elveda resmimi değil beni anımsa çok zaman ayak izleri uzakta silinir sonra usulca dönermiş sana yıldızlar söndüğünde ırmağın durduğu anda birisi beni sorduğunda çantanı aç ve göster: elveda resmimi değil beni anlat onlara bir gün bu geniş coğrafyada bileklerden akan kan durmuşsa gözyaşları silinmiş zalimler yıkılmışsa
‘bir cam parçasını ısırır gibi gökgürültüsünü emzirir gibi bir trenin ansızın raylarından çıkması gibi bir boşluk var şurada şimdi içine düşecekmişim gibi’