Baler Talu

‘kafesinden çıkar yürek diye taşıdığını köprülerini at gemilerini batır’
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“bütün camlarım kırılmış yorgunum”
‘Eğer sen yine istanbul’san Yanılmıyorsam koltuğumun altında eski bir kitap diye götürmek istediğim Sicilyalı balıkçılara marsilyalı dok işçilerine Satır satır okumak istediğim’
‘Ben Adı hiç konmamış, vatanı kayıp Zaman ayarı hep bozuk kalmış bir herif Hiç biz olmadım ki zaten şimdiye kadar Sürünüp gittim satır aralarında berduşlar gibi Yalnızlığa yatkın Ve kafiyesiz’
‘Ama bırak şimdi biraz daha zayıfladığımı ve solgun olduğumu Bana kitaplardan söz et yeni çıkmış dergilerden Belki dostlardan gelip hâl hatır soranlar vardır onları anlat bana Sonra hırçın bir çocuğa benzeyen doğayı anlat kuşları, çicekleri uzak dağ doruklarını Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurları ve genzini yakan toprak kokusunu anlat sonra suyun, ormanın yabanıl sesleriyle dereboylarındaki kavakların hışırdayışını Bakışların dalıp gitmesin telörgüden içeriye hayatı anlat bana sahip çıkıyorsan eğer’