Bir çocuğun masalı, gerçekliğin kesif ve bet yüzünden kaçarak sığındığı naif, hüzünlü, umut dolu bir masal.
"...Ama sen o an bu türküyü duymuyordun. Sen yüze yüze masalına sığındın. Balık olacağın zaman, Issık Göl'e ulaşamayacağını, beyaz gemiyi göremeyeceğini, ona "Merhaba beyaz gemi, benim, ben!" diyemeyeceğini biliyor muydun?
Yüze yüze gittin.
Ve bana tek bir şey söylemek düştü: Çocuk ruhunun bağdaşamadığı çirkinliği ittin elinin tersiyle. Bu benim tesellimdir. Sen, bir defa parlayıp sönen yıldırım gibi yaşadın. Yıldırımları gökler doğurur. Göklerinse ölmezliği var. Bu da benim tesellimdir. Her çekirdekte yeni bir hayat oluşumu vardır. Çocuk vicdanı ise, insanlarda gelişen yeni bir hayatın belirtisidir. Bu da tesellimdir. Ve bu yeryüzünde bizi ne beklerse beklesin, insanlar doğup öldükçe, doğruluk ölmeyecektir. Senden ayrılırken, kendi sözlerini tekrarlıyorum yavrum:
"Merhaba beyaz gemi, benim gelen!" "
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,5bin okunma
Bu insanlar niye böyledir? Niçin bazıları çok iyi, bazıları çok kötü oluyor? Niçin herkesin korktuğu, çekindiği insanlar var, bir de kimsenin korkutamadıkları! Niçin kimi insanların çocuğu oluyor, kimilerinin olmuyor? Niçin kimi insanlar başkalarına, isterlerse maaş vermezler? En iyi insanlar, en fazla maaş alanlar mıdır?