Şeyh Bedreddin kıyamı, Babailer kıyamından sonra Türkiye tarihinin en önemli ayaklanması olarak, bu saydığımız bakımlardan daha başka hususlarda da ona çok benzer:
a) Bir defa her ikisinin de lideri sufidir (Şeyh Bedreddin'in ulema kimliği de vardır ve Baba İlyas'ın popüler sufi kimliğine karşılık ikincisi yüksek tasavvufa mensuptur).
b) Her iki isyan da aynı şekilde mesiyanik bir ideoloji kullanır (bir farkla ki, Baba İlyas'ın "Peygamberlik" davasına mukabil Şeyh Bedreddin "mehdilik" iddiasındadır). Bu ideoloji, -özellikle Baba İshak'ın Güney Anadolu'da yaydığı hıristiyanlık-müslümanlık -Mazdekizm karışımı doktrin dikkate alındığında-her iki olayda da, dinlerarası senkretik bir nitelik gösterir. Şeyh Bedreddin kıyamında da özellikle halifeleri Torlak Kemal ve Börklüce Mustafa'nın, müslümanlık-hıristiyanlık-yahudilik karışımı bir sen kretizmi propaganda ettiklerini biliyoruz.
c) Her iki olayın nihai hedefi de siyasidir, yani iktidarı ele geçirip bu vasıtayla, özlenen "eşitlikçi düzenin hakim olduğu dünya cenneti"ni yaratmaktır.
d) Her iki olayın propagandasında ve organizasyonunda birinci derece rol oynayanlar, kıyam liderlerinin halife ve müridlerinden ibaret büyük bir dervişler kadrosudur.
İşte bu dört noktada iki büyük hareket birbiriyle tam anlamıyla örtüşür. Ancak bu ikisi arasında bir de büyük fark söz konusudur. Bu fark, isyana zümrelerin sosyal tabanları söz konusu olduğunda ortaya çıkar. Baballer isyanına katılanlar, yukarıda görüldüğü üzere, büyük çoğunlukla konar-göçer Türkmenler, ikinci olarak da müslüman ve hıristiyan bir kısım köylü kesiminden oluşmakta iken, Şeyh Bedreddin