Baba denilince nedense hep Ulu çınarlar gelir aklıma gölgesinde huzur bulduğumuz, yeri gelir gülüşüp oynadığımız, yeri gelir Keskin fırtınaların koruyucusu olur işte öyle bir tad bıraktı bende...
Babaşarımızın kıymetini yaşarken bilmeliyiz, ölüm kapıyı çaldığında nasılda çırılçıplak kaldığımız...
Yas denilen şey sahi bir babanın arkasından nasıl yas tutulur çınar gitmişken..
Peki şimdi bizi kim koruyacak kim saracak işte o an gelir büyürsün bir çırpıda ve yanında korkma diyecek kimseyi bulamazsın...
Kitapta yazarın babası bahçıvan oluşu aslında her babanın birer bahçıvandan farksız olduğunu hissettim bizi sessizce hayata hazırlayan ama yokluğunda ne yapacağımızı öğretmeyen...