Mısır'daki Müslüman Kardeşler ekolünden gelen Hamas'ın lideri Şeyh Ahmed Yasin, yumuşak başlı Fetih'le bir Filistin devletinin kurulmasının imkânsızlığını dikkate alarak, Filistin halkını silahlandırıp en iyi mücadelenin direniş olduğunu ilan etti.
Hristiyan Falanjistler, Sabra ve Şatilla mülteci kamplarına girerek birkaç gün içinde binlerce Filistinli mülteciyi katletti. O tarihten sonra Şaron, "Beyrut Kasabı" olarak anılmaya başlandı.
Irgun örgütünün Deir Yasin köyünde yaptığı katliamın üstünden bir ay geçtikten sonra 14 Mayıs 1948'de Yahudi devleti İsrail'in kuruluşu resmen ilan edildi.
"Arap devletleri, İsrail'e karşı verilecek mücadelede bile birbirleriyle liderlik yarışına giriyordu. Hırslarına bir kez daha yenik düşen Araplar, İsrail karşısında muvaffak olamadı"
Herzl, seküler ve liberal çizgisiyle tanınan bir Yahudi olarak aslında Kudüs'ü ziyaret ettikten sonra şehre karşı duyduğu nefret ve tiksinmeyi de ifade etmişti. Fakat ideali için kişisel hislerini arka planda tuttu, çünkü bütün Yahudilerin yeni bir devlet fikrini benimseyeceği yegâne toprak parçası Filistin'di.