Ruhumuzun derinliklerinden çıkan hiçbir şey kaderin ihtişamına yönelmiş düşüncesiz ve ölçüsüz özlemler kadar dolaysız ve safiyane olamaz. Bu özlemler, bir insanın gerçek kişiliğini bütünlük arz eden, mantıklı, birbirleriyle uyumlu düşüncelere oranla daha net bir şekilde ortaya koyar. Bize en çok
benzeyen düşlerimizdir. Kişiliğine göre kimi bilinmeyeni, kimi imkansızı düşler.
Genç zihinlerin kendi aralarında çarpışmasının nasıl bir kıvılcım yaratacağının öngörülememesinin, şimşeğinin asla tahmin edilememesi gibi hayran olunası bir yanı vardır.