Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 38 dk.
Sayfa Sayısı:
128
Basım Tarihi:
20 Kasım 2024
Yayınevi:
Doğan Kitap
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9786256162426
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Deprem
8/10
·128 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 19:41
Sarıyaz adlı öykü kitabını okuduğumda zihnimde ilk beliren duygu, böylesine güçlü bir öykü yazarını geç keşfetmiş olmanın yarattığı içsel bir hayıflanma oldu. Kitap ilk bakışta bir öykü derlemesi gibi görünse de, dikkatli bir okur bu kitabın yalnızca sekiz ayrı hikâyeden oluşan bir toplam olmadığını hemen fark eder. Eser; ortak bir atmosfer, zaman duygusu, coğrafya ve daha da önemlisi ortak bir titreşim etrafında kurulmuş, neredeyse roman bütünlüğüne yaklaşan bir anlatı evreni sunar. Bu yönüyle Sarıyaz kitabı, depremi bir olay olarak değil, bir varoluş hâli olarak ele alan son derece bilinçli ve incelikli bir yapı kurar. Ülkemizin deprem gerçeği düşünüldüğünde, kitap aynı zamanda toplumsal hafızamıza ve gerçekliğimize ayna tutan özel bir eser hâline de gelir. Kitabın adı da olan ve merkezine kitabın yerleşen “sarıyaz” kavramı, yalnızca meteorolojik ve mevsimsel bir geçişi ifade etmez; aksine sıcak ama acı bir ton taşımak için bilinçli kullanılmıştır. Okura bir yandan tanıdıklık, yakınlık ve yer yer şefkat sunarken, diğer yandan derin bir keder bırakır. Bu tatlı-acı atmosfer, dünyanın renginin değiştiği, tanıdık olanın yabancılaştığı ve gündelik hayatın üzerine ince ama boğucu bir tül gibi çöken tekinsizliğin eşiğini de temsil eder. Eserde deprem, yalnızca yer kabuğunu değil; insan ilişkilerini, aile bağlarını, bastırılmış duyguları, suçlulukları ve özlemleri de yerinden oynatır. Toprağın sarsılmasıyla birlikte insanların da hayatlarının yer değiştirmesi, kitabın temelinde yer alan metaforu güçlendirir. Bu anlamda “sarıyaz”, doğa olaylarının toplumsal ve ruhsal kırılmalarla iç içe geçtiği güçlü bir simgeye dönüşür. Deprem burada fiziksel bir yıkımdan çok, insanın iç dünyasındaki çatlakların görünür hâle gelmesimi simgeler. Öyküler ilk etapta birbirinden bağımsız
Edebiyat
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 30. kitabı
Ne bağlıyor bizi birbirimize? İnsan ilişkileri, akrabalıklar, dostluklar, kan bağı, bir gülüş, bir selam… Bizi birbirimize bunlar bağlıyor mu gerçekten? Bir kaza, bir yangın, bir deprem. Tam da o anlarda anlamıyor muyuz birbirimize ne kadar yakın olduğumuzu? Hepimiz farklı hayatlar yaşıyoruz. Farklı sokaklarda, farklı evlerde, farklı dertlerle yaşıyoruz ama aynı telaşların içinde sürükleniyoruz. Ve günün birinde bir felaket geliyor. Sessizce, ansızın, aşağıdan aşağıdan vuruyor. O an hepimiz eşitleniyoruz. Statüler, unvanlar, alışkanlıklar, planlar bir anda anlamını yitiriyor. Felaket, hayatın en acımasız ama en dürüst terazisi oluyor. Ve evet, bir felaket hepimizi eşitliyor. Ama gerçeği söylemek gerekirse bazılarını biraz daha fazla eşitliyor. ‘’Düğün gibi neşeli, bayram gibi sevinç içinde, bir cenaze dönüşü gibi şaşkın. Yaşamak bağı, felaketleri alaya getirdi.’’ Mahir Ünsal Eriş, ‘’Sarıyaz’’ adlı öyküsünde, aslında renklerin ve iklim koşullarının insan psikolojisiyle ve insan doğasıyla etkileşimlerini inceleyen müthiş bir anlatı kurmuş. Bizler her ne kadar birbirimizden bağımsız gibi görünsek de -ki öyle de görünmüyoruz, ama kendimizi kandırıyoruz- sadece çevremizdeki insanlarla değil, doğayla da bir bütün halinde yaşıyoruz. Yani gökyüzündeki herhangi bir bulutun şekli, havanın rengi, kokusu, ısısı ya da yer kabuğunda meydana gelen herhangi bir deprem hepimizin hayatlarını etkiliyor. Bu etkileşimin yalnızca fiziksel bir sonuç doğurmadığını, aynı zamanda insanın iç dünyasında da derin kırılmalar yarattığını öykünün daha en başında hissediyoruz. Çünkü yazar, insanın felaket karşısındaki çelişkili ruh halini oldukça sert bir gerçeklikle yüzümüze çarpıyor: Başkasının felaketinden şükür duygumuzu korkuyla beslemek. “Ne kadar tatlıdır felaket beklemek. Çok gülündü mü
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 00:00
Beklentimin üzerinde çıkan bir öykü kitabı oldu.Öyküler aynı deprem anında farklı kişilerin yaşadıklarının üzerinde şekilleniyor.Her öyküde kendimizden de bir parça buluyoruz.
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
Depremle gelen yaz: Sarıyaz
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 14:42
Mahir Ünsal Eriş’ten okuduğum ilk eser oldu Sarıyaz ve tek kelimeyle bayıldım. Yazarın tarzına(en azından bu kitaptaki tarzını) Şermin Yaşar’ın kalemine benzettim. Hikayeyi tüm karakterlerden sırayla, onların bakış açılarıyla okumak bir puzzle ın parçalarını birer birer yerleştiriyor gibi hissettirdi. Her bir karakterle hikaye yerlerine oturdu. Her karakter kurgunun eksik bir parçasını tamamladı ve eseri keyifle okumamı sağladı. Uzun zamandır “ işte bu her şeyiyle tastamam bir öykü”dediğim bir öykü okumamıştım. Bu aralar öykülerden gidiyorum, öyle denk geliyor. Dün de Tomris Uyar’ın Yaza Yolculuk adlı eserini okumuştum. O da çok güzeldi fakat tamamlanmışlık hissi oluşturmadı bende. İşte budur diyemedim, tadı damağımda kaldı. Bi 50-60 sayfaya daha ihtiyacı vardı. Spoiler içerebilir buradan sonraki kısım. Öncelikle aralardaki Melih Cevdet Anday esintilerine bayıldım. Matbaaya her hafta yazı gönderen yaşlı ihtiyarın son mektubunu böyle beklemiyordum. Hikayenin temeli de çok iyi kurulmuştu bence ve böyle devam edeceği aklımın ucundan bile geçmezdi. Ben kırsaldaki bir olay anlatılacak diye düşünüyordum. Şengül’ün ölümünden buraya nasıl gelindi bilmiyorum :) Şengül’ün ölümünü hatırlamayanlar için küçük bir hatırlatma. Depremden sonra sular kesilmişti. Su şebekesini kontrol etmek için gidenler Şengül’ün cansız bedenini buldular. ahalinin o anki ruh halini aynı zamanda insanların bilinç düş yorumunu yazar şu cümlelerle aktarıyor. “Su olmuş, kanımıza, canımıza karışmıştı aylarca. Hastalıklar icat ettiler bu kadar zaman sonra, olayı duyanlar. Hastanelere hücum ettiler. Kustular, bayıldılar, ateşlendiler. Herkes, bir genç kızın canını kana kana içmiş olmaktan duyduğu azabı bir hastalığa, gelip geçici bir üzüntüye değişti.” İşte böyle başlıyor hikaye, önce Şengül ve analığının evini vuruyor deprem. Daha
İnceleme
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
8/10
·128 syf.··
2026 11. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 16:44
Kitap ilk olarak Can Yayınlarında yayınlanıyor. Yaşanan bir deprem anını; aslında o anın kısa bir zaman öncesini birbirini tanımayan farklı kişiler aracılığıyla okura aktarıyor. Sarıyaz denilmesinin sebebi o yaz körfezi saran sapsarı bir toz bulutu. Zaten bu depremin habercisi ve peşinden bir deprem oluyor. Can kaybı yaşanmayan bu depremde beni en çok etkileyen Özlem’in depremiydi aslında. Yeni bir hayat kurmak için çabalarken en büyük deprem kendine özendiği hikayesindeydi. -Gül Özlem Gül- Kocası Fazıl ise hayatının rotasını depremden çok daha önce kaybetmişti belli ki. Sevdim. Hızlıca okuyup hızlıca bitirdim. Ama bu hızlılık kitabı hafifleştirmesin sakın. Derin derin düşündürdü: aslında herkesin depremi kendi neydi, öyle değil mi?
1000Kitap
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2026 1. kitabı
Sarıyaz Mahir Ünsal Eriş’ten okuduğum ikinci öykü kitabı. İlki Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde’ydi. Onu da çok beğenmiştim, aslında onu daha çok beğenmiştim Bu öykü kitabında da yazar yine Bandırma civarında geçen çocukluğuna götürüyor bizi. Tahminime göre ‘99 depreminin olduğu ağustos ayında bir günde geçiyor çoğu öykü. Öyküler depremin yaşandığı gece ve o güne kadar olanlar, mekanlar ve insanlar üzerinden birbiriyle bağlantılı. Deniz, kum, güneş içeren harika yaz öyküleri okuyacaklarını düşünenler yanılır. Aksine bu öykülerin her biri kalp kırıyor, canınızı yakıyor. Gönlü kırılmış, bahtsız insanların öyküleri bunlar. Kaybolan Şengül, hayatlarının şokunu mahallede gezerken yaşayan Mıstık ve Ömer, kocasından kurtulmaya çalışan Özlem, erkekliğe ilk adımını atan Yalçın ve bütün bunları bağlayan Bolnaz Apartmanı. Güzelim sahilleri yok etmeye çalışan şirketlere kafa tutan dedesini ve onun turnasını yad eden genç bir adam. Bir de elini verdiği komüne kolunu kaptıran Özlem’in kocası. Hepsi çok bize ait, hepsi çok güzel. Yazar hemen her öyküde şok etme hakkını saklı tutmuş gibi sakin, sıcak başlayan bütün öyküler ilerledikçe buz kestiriyor kalbinize. Sıcak, sarı bir yazda kafanızdan aşağı soğuk su dökülmüş gibi oluyorsunuz. Hani her şey harika giderken bir anda yaşanan şok hali var ya, heh işte onu yaşatıyor her öyküde bize. Özetle, tavsiyedir.
1000Kitap
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 29. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 18:13
Bu kitaptaki her hikaye birbiriyle görünmez bağlarla bağlı. Her birinde bir deprem var, ama bu deprem yalnızca fiziksel bir sarsıntıdan öte aslında her karakterin iç dünyasında yaşadığı derin sarsıntıların bir yansıması. Okurken en çok bunu düşündüm: Herkesin içinde bir kırılma anı, bir dağılma hali var. Yaralı, kırık kalpler ve onların hikayeleri… Üstelik bu hikayeler öyle uzak ya da yabancı değil. tam anlamıyla hayatın içinden. Belki de kitabın en güçlü yanı bu; anlatılan her şey olması gerektiği kadar gerçek, olması gerektiği kadar derin. Abartıya kaçmadan, eksik de bırakmadan, tam yerinde bir duyguyla var edilmiş.
Edebiyat
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
8/10
·128 syf.··
2026 18. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 12:29
Benim için Sarıyaz, olaydan çok atmosferiyle öne çıkan bir kitap oldu. Küçük bir kıyı kasabasının o ağır yaz havası, sarı tozun getirdiği durgunluk ve insanların iç dünyasındaki sessiz sarsıntılar oldukça etkileyiciydi. Öyküler ilk bakışta bağımsız gibi görünse de ilerledikçe karakterlerin yollarının kesiştiğini fark ettim. Bu durum, kasaba hayatının iç içe geçmiş ama bir o kadar da yalnız yapısını güzel yansıtıyor. Kitap boyunca en çok dikkatimi çeken şey, kalabalık içinde hissedilen yalnızlıktı. Herkes birbirini tanıyor ama kimse kimsenin iç dünyasına gerçekten ulaşamıyor. Yazarın sade ve doğal dili de bu atmosferi destekliyor. Büyük olaylar yerine küçük hayal kırıklıkları, yarım kalmış duygular ve içsel kırılmalar ön planda. Özellikle yaz sıcağı, durgunluk ve bekleyiş hissi metnin tamamına yayılmış. Bence “Sarıyaz”, okurda yüksek dramatik etki yaratmak yerine yavaş yavaş içine işleyen bir kitap. Bitirdiğimde aklımda olaylardan çok o kasabanın sarı ışığı, suskun karakterler ve hafif bir melankoli kaldı. Sessiz ama derin bir etki bırakan, atmosferiyle hatırlanan bir öykü kitabı olarak değerlendirdim.
Duygu/Düşünce
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
8/10
·128 syf.··
2026 4. kitabı
Kısa hikayelerden oluşan kitapları okumayı pek sevmezdim. Zaman zaman onlara öncelik veriyorum alışbilmek adına. Bu yazar kesinlikle bana öfke kitaplarını sevdirecek bir yazar. Her bir hikaye sonunda içime işlerken, aslında bütün hikayelerin birbiriyle bağlantılı olduğunu kitabın sonunda anladım. Evet yer mekan olarak aynı yerde geçse de aslında bütün hikayeler birbirine eşti. Ve bu detay beni oldukça mutlu etti. Her biten hikayenin sonunda bu benim en sevdiğim hikaye oldu dedim ve bir baktım kitap bitmiş. Uzun süre akılda kalacak şeyler anlatmış yazar. Bazen ağzım açık okudum, bazen yüzümde gülümsemeyle, bazen de içim acıyarak okudum. Kesinlikle son olmayacak bu kitap, her alışverişte sepeti bir tane kitabını ekleyip okumak istiyorum. Şimdi bir süre bu hikayelerin bende bıraktığı hüzünle yaşayacağım.
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
Sarı
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2025 17:27
Her bir öykünün içinde bir öncekinden izler bulacağınız toplam 8 öyküden oluşan akıcı, dili sade, sıkılmadan okuyabileceğiniz bir öykü kitabı. Mahir Ünsal Eriş'in okuduğum ilk kitabı ve sonrakilere okumam için gebe bırakan mükemmel bir eser.
SarıyazMahir Ünsal Eriş · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma

Yazar Hakkında

Mahir Ünsal ErişYazar · 11 kitap
1980 yılında Çanakkale'de doğdu. Trakya Üniversitesi Grafik Bölümü ve Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nde lisans eğitimini tamamladı. Halen aynı üniversitede doktora öğrencisidir. Genç yaşlardan beri çevirmenlik yapan Eriş, çeşitli dillerden çok sayıda kitap, makale ve öyküyü dilimize kazandırmıştır. Öykülerini topladığı Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde adlı kitabı ise 2012 yılında İletişim Yayınları'ndan çıktı. Öykülerinde naifliği ve yalın diliyle dikkat çeken Eriş halen öykü yazma uğraşını çeşitli edebiyat dergilerinde sürdürmektedir. Bunun yanı sıra SoL gazetesindeki "Alan Savunması" adlı köşesinde haftalık futbol yazıları yazmaya devam etmektedir. Gençlerbirliği taraftarıdır. Eserleri Öykü - Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde..., İstanbul, 2012, İletişim Yayınları - Olduğu Kadar Güzeldik, İstanbul, 2013, İletişim Yayınları - "Benim Adım Feridun", İstanbul, 2015, İletişim Yayınları - Sarıyaz, İstanbul, 2019, Can Yayınları - Kara Yarısı, İstanbul, 2019, Can Yayınları Novella (Uzun Öykü) - Öbürküler, İstanbul, 2017, Karakarga - Diğerleri, İstanbul, 2017, Karakarga Roman - Dünya Bu Kadar, İstanbul, 2015, İletişim Yayınları