Adı:
Dünya Bu Kadar
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750517402
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Radyonun sesi duyulmaz, bağ evinin ışığı görünmez olunca ara ara duyulan kesik inlemeler geldi kulaklarına. Fikret korktu. Bok vardı gecenin bu saatinde bu saçmasapan şeylere kalkışacak, hem de iki şişe büyüğü gözünün yaşına bakmadan bitirmişken. Sesi Hilmi de fark etti. "Hocam, bu hayvan inlemesi mi, birileri iş mi tutuyor yoksa bağlık arasını bulmuş da?" diye sordu. Hocam diyerek ikisini de ortalamaya çalışmıştı. "Baykuştur," dedi Koço. "Bazı baykuşlar böyle inler gibi ses çıkarır, korkmayın," Hilmi bozuldu, "Yok Üstat, korktuğumuzdan değil de, olmadık bir şeye denk gelmeyelim şimdi gece vakti. Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde ve Olduğu Kadar Güzeldik kitaplarıyla sevdiğimiz Mahir Ünsal Eriş, bu kez bir romanla, başka bir dil deniyor. Sesleri, hatıraları, tesadüfleri, yeşil ve alabildiğine geniş fındık bahçelerini, deniz kıyısını, ipince ipeksi dantelleri, pervaneleri, hasreti, haseti, heba edilmiş yılları… Kör kuyuları, bir nakkaş gibi birbirine teyelleyerek hikâyeleri, ay karanlığını, defineleri, haritaları işliyor; yavaş yavaş anlatıyor üstelik, gülerek kıkırdayarak, kıpır kıpır… Uzakta, bozkırın ortasında, bir kayısı bahçesinde birileri kafa çekip, tütün sarıyor… Dünya Bu Kadar, çarpa çarpa geceye ışıl ışıl hikâyeler bırakıyor. Yeni roman, işte gökyüzü…


(Tanıtım Bülteninden)
196 syf.
·Beğendi·10/10
Mahir Ünsal Eriş'in diğer kitaplarını okuduysanız eğer bana hak vereceksiniz. Okuyun !!!
Diğer kitaplarından aldığınız tadı alacaksınız yine ve zevkle okuyacaksınız.
Afilli Filintalar hep yazsınlar.
196 syf.
·30 günde·Puan vermedi
#okudumbitti Bitti diye çok sevindiğim fakat asla sıkılmadan okuduğum tek eser olarak bendeki tarihe adını yazdırdı bu kitap 🤣 Olaylar, olaylar, olaylar... Kitap 3 uzun öykü ve sonunda bir kısa öykü-sonuç olarak ilerlemekte. Her öykünün başı: "Bir ikindi kahvaltısı yapacaklardı. Güneş gelmedi. " diye başlıyor Bence gayet başarılı. Güneş ile başlayan öykü 238452573 farklı karakterle devam ediyor Fakat bu sizi hiç sıkmıyor, sadece biraz beyin fırtınası yaşattırıyor hepsi bu Ben hayatımdaki yoğunluktan dolayı kitabı maalesef uzun sürede okumak zorunda kaldım. Aslında kitap çok akıcı. Hızlı okuyan veya işi az olan kişilerce birkaç gün de okunacak bir kitap. Ben öykü okumayı seviyorum. Fakat etkinlik kitabı olduğundan, benim yanlış zamanıma denk geldi. Sair ve rahat bir zamanımda, canım çok öykü çektiğinde tekraren okuyabileceğim bir eser kendisi. Bir huyum var bilenler bilir, bir yazarı ilk defa okuyorsam, onun okuduğum o herhangi kitabını beğendiysem, ondan sonra yazarın bütün kitaplarını alır okurum. Velev ki sonrakiler kötü dahi olsa alır okurum. Işte bu yazar ve eseri de onlardan biri oldu. Diğer iki kitabını daha okumak istiyorum inşallah. Kitaptan bahsetmeye kalksam "milyorrrrrlarca" karakteri tek tek tanıtmış olabilirim falan diye anlatmadan geçiyorum. Ben beğendim, olay örgüsü birçok öykü kitabına göre farklıydı. Kesinlikle sıkıcı değil bilakis heyecanlı ve akıcı bir kitap. Haa şu var ben şimdi öneriyorum ama alıp da okuyup da beğenmeyebilirsiniz de Canım siz de yüzde yüz bana güvenmeyin, ben fikir veriyorum sadece
196 syf.
·10/10
Kitabı okumam yolculuğa denk gelmişti ama kitap da tam bir yolculuktu. O kadar ki en sonunda buraya nereden geldim diyorsun. Biraz bu yüzden Marquez tadı aldım bir sürü karakter ve olayların akışı, seni sürükleyişi. Takılmadan. Özetle güzeldi, Mahir Ünsal sevginizi perçinleyecektir.
196 syf.
·10/10
Mahir Ünsal Eriş'in ilk roman deneyimi olup okuyana iyi ki deneyimlemiş dedirten bir kitaptır. Kitaba başlamadan yanınıza bir kağıt ve kalem almanızı ve karakterleri bir yere not etmenizi tavsiye ederim. Çok kalabalık ama birbiriyle ustaca bağlanmış olaylar ve kişiler karşılayacak sizi.
196 syf.
·7/10
Mahir Ünsal Eriş'in çok iyi bir yazar olduğu konusunda önce bir anlaşalım. Kullandığı dil, attığı tweetleri ( deyimlerin ve kelimelerin doğru kullanımlarını gösterme) doğrular nitelikte. Çok içten ve güzel iki öykü kitabı çıkmış, her şey iyi gidiyor. Sonra hikayeden romana yumuşak geçiş bir eser çıkıyor. O da bu kitap.

20'den fazla karakter ile yaratılmış bir dünya var ve bu dünyanın küçük olduğunu anlatılmak isteniyor (kitap isminden de anlaşılacağı üzere).

Gelelim şimdi benim hissettiğim artılara ve eksilere.

Artıları : Hikayeciliğin getirdiği kısa sürede karakteri sevdirme durumunu yaratabilmiş. Karakterlerin bir kaçı şahsına münhasır. Turan bey, Bahtışen, Güneş karakterleri akılda kalacak cinsten. Kişiler arasındaki geçişler de gerçekten dişe dokunur şekilde.

Eksileri : Karakterleri not aldım okurken, nasıl olsa hikayelerin birleşeceği belliydi diyerekten ama bir kaç ana durum, bir kaç yan durum harici karakterlerin çoğunluğu çöp oldu. Yirmi küsur karakterden 3-4 tanesi tam anlamıyla bir birleşim yaşadı. Peki, güzel. Belki çember gibi düşünüp belli bir yerden bağlamak istemiş olabilir yazar, ancak çemberin başı sonu belli değil, o kadar dağıldı ki karakterlerin gelişimi, yani yatay dikey 3-4 kademe sonra zaten hangi yüzyıldasınız, kim kimin neyi unutuluyor.

Sonuç : Şahsi kanaatim, 500 sayfada toparlanabilecek bir kitap 200 sayfa olunca belli karışıklıklara mahal vermiş. Buna rağmen yazarın güçlü dili okumaya hiçbir engel oluşturmuyor. Türe meraklıysanız göz atmanızı dilerim, ancak yazarı ilk defa okuyacaklar bu kitabından başlamamalı.
196 syf.
·13 günde·8/10
Bu yazarın ilk okuduğum kitabı ve hediye olunca ayrı özen ve merakla okudum kitabı. Karakterleri ve konunun işlenişini beğendim. Anadolunun farklı şehirlerine, mekanlarına ve farklı insan tiplerine götürüyor sizi kitap.
196 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
"Burası dünya ya hu, burası bu kadar işte!" -Âh muhsin ünlü-
Mahir ünsal eriş i daha önceleri keşfetmiş ve #otdergisi ile tanimistim. Kitabini almak tüyap kitap fuarina nadip oldu hemde imzali bir sekilde :)
Kitap Güneş'in arkadaslariyla tertipledikleri ikindi kahvaltisina gelmemesiyle başliyor ve bu ikindi kahvaltisina gelmedigi kitabin diger bölümlerindede tekrar ediliyor... Güneş ev hanimi Mükerrem hanim ile ögretmen Turan beyin oğludur. Olay Turan beyle baslar ve zincirleme sekilde devam eder, yani şöyleki; kitapta anlatilan herbir karakter mutlaka kitabin baska bir yerinde tekrar karsiniza cikiyor.. ilk okudugunuzda bu kiside ne alaka derken diger yerde okurken aaa bu kisi su olaydaki kisiymişşş diyorsunuz. Ayrica kitabin adininda ne kadar yerinde bir seçim oldugunuda anliyorsunuz... Gercektende dünya küçücük ve herkesin bir görevi var bir yerlerde sizin icin birseylere sebep oluyorlar... kitabi okudukca sasirmaktan kendimi alamadim... tek sıkıntı karakter fazlalıgından kafa karisikligi yaratma ihtimali onuda not alarak cözebilirsiniz diye dusunuyorum
196 syf.
·65 günde·Puan vermedi
Mahir'in bir roman değil, iyi bir öykü yazarı olduğunu düşünüyorum. bu sebeptendir ki bir öykü yazarının romanı ayrı bir tat olmuş.
Küçük küçük öyküler birleşiyor, az kelimeyle çok şey anlatan hayat hikayeleri bir yerde kesişiyor ve ortaya onlarca öykünün oluşturduğu bir roman çıkıyor.
196 syf.
·7/10
Her hayat, birdenbire bambaşka yöne akmasını sağlayacak kırılma anları saklar.
Öykü kitaplarıyla bildiğimiz yazar bu kez romanla, bu kadarlık dünyayı bize göstermiş. Kitabı okuyan herkes işte bu tam da benim diyecek. Biraz da herkesin kitabı bu kitap. Sadece okuyun. Kendinizi bırakın Aksın şu kadarlık dünyayı görsün.
196 syf.
·3 günde·8/10
Güzel akıcı bir kitap. Kitapta bir çok karakterden bahsedilse de geçişler o kadar iyi yapılmış ki hiç bir şekilde akıl karıştırmıyor. Konusu olarak cok farklı bir hikayesi yok ama anlatımla çok güzellestirilmiş.
196 syf.
·Beğendi·7/10
Dünya bu kadar Mahir Ünsal Eriş’in üçüncü benim ise okuduğum ilk kitabı... Roman, üç bölümden oluşuyor ve ilk iki bölümünde yazarın yaratmış olduğu kırktan fazla bağımsız karakterin -kuyrukları zaman zaman birbirine değse bile- nerede birbirlerine bağlanacağını bize merak ettiren birer öykü tadında yazılmış. Üstelik bu karakterlerle birlikte neredeyse tüm şehirleri geziyor ve arka fonda ülkenin son 40-50 yılına tanıklık ediyoruz. Her hayat, birdenbire bambaşka yöne akmasını sağlayacak kırılma anları saklıyor ve diyebilirim ki bu kalabalık anlatı son bölümde çok keyifli ve ustalıklı bir şekilde birbirine bağlanıyor.
196 syf.
·Beğendi·10/10
Kitaba bir başlıyorsunuz sonra nasıl olduda buraya geldik diye tekrar sayfalara göz atıyorsunuz. Sizi öylesine içine çekiyor ki tek nefeste okuyup bitireceğiniz müthiş kurgulanmış bir kitap. Kitabın kahramanlarıyla bir şekilde ana kahramanlar farklı mekan ve zamanlarda karşılaşmaları da ayrı bir çekicilik katmış romana. Yöresel ağızlardan özellikle Niğde Kemerhisar şivesi insanı derinden etkiliyor. Bir solukta okumak için en iyi tercihlerden bir roman.
"Elde yıkamaya benzer mi?"diyen kadınların hepsine çamaşır makinesi,"o tabakları sudan geçirip tek tek dizene kadar ben yıkayıveririm o bulaşığı "diyenlerin hepsine bulaşık makinesi satmıştı kapitalizm.
" Dünyada her güzel şey, renkli balonlar gibi neşeyle oradan oraya salınırken hayatın dikenlerinden birine değip yok olmak zorunda mı? Birini sevmek, onunla mutlu olmak neden bu kadar imkansız? "
Mahir Ünsal Eriş
Sayfa 181 - İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dünya Bu Kadar
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750517402
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Radyonun sesi duyulmaz, bağ evinin ışığı görünmez olunca ara ara duyulan kesik inlemeler geldi kulaklarına. Fikret korktu. Bok vardı gecenin bu saatinde bu saçmasapan şeylere kalkışacak, hem de iki şişe büyüğü gözünün yaşına bakmadan bitirmişken. Sesi Hilmi de fark etti. "Hocam, bu hayvan inlemesi mi, birileri iş mi tutuyor yoksa bağlık arasını bulmuş da?" diye sordu. Hocam diyerek ikisini de ortalamaya çalışmıştı. "Baykuştur," dedi Koço. "Bazı baykuşlar böyle inler gibi ses çıkarır, korkmayın," Hilmi bozuldu, "Yok Üstat, korktuğumuzdan değil de, olmadık bir şeye denk gelmeyelim şimdi gece vakti. Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde ve Olduğu Kadar Güzeldik kitaplarıyla sevdiğimiz Mahir Ünsal Eriş, bu kez bir romanla, başka bir dil deniyor. Sesleri, hatıraları, tesadüfleri, yeşil ve alabildiğine geniş fındık bahçelerini, deniz kıyısını, ipince ipeksi dantelleri, pervaneleri, hasreti, haseti, heba edilmiş yılları… Kör kuyuları, bir nakkaş gibi birbirine teyelleyerek hikâyeleri, ay karanlığını, defineleri, haritaları işliyor; yavaş yavaş anlatıyor üstelik, gülerek kıkırdayarak, kıpır kıpır… Uzakta, bozkırın ortasında, bir kayısı bahçesinde birileri kafa çekip, tütün sarıyor… Dünya Bu Kadar, çarpa çarpa geceye ışıl ışıl hikâyeler bırakıyor. Yeni roman, işte gökyüzü…


(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 217 okur

  • Rengin Gönenç Yüksel
  • ukulele
  • Freddo
  • H
  • Nt
  • tuce y.
  • Elif
  • Melahat
  • Duygu Erkut
  • Ferhat Güler

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%27.7
25-34 Yaş
%38.3
35-44 Yaş
%27.7
45-54 Yaş
%2.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.1
Erkek
%26.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.1 (18)
9
%23.2 (16)
8
%15.9 (11)
7
%20.3 (14)
6
%10.1 (7)
5
%1.4 (1)
4
%1.4 (1)
3
%1.4 (1)
2
%0
1
%0