·
Okunma
·
Beğeni
·
1.083
Gösterim
Adı:
Kaşif
Baskı tarihi:
Şubat 2019
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059218559
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tuti Kitap
Bir ses, bir nefes arar Kâşif. Ayrı düştüğü uzak ve mutlu ülkenin kokusunu taşıyan kutlu bir nefes… Israrla bekler. Bir ağaca asar dileğini. Ağacı, rüzgârı, göğü ve toprağı şahit tutarak âleme ilan eder bekleyişini. Ne arayışın ne de bekleyişin peşini bırakır. Ardına düşer bulduğu her işaretin, her izin. İzlerin işaret ettiği yere düşer. Düştüğü yer bir düşün ta kendisidir.

Bir gün duyulur sesi o aziz nefesin. Uzaktan gül siması görünür. Latif bir koku dolar Kâşif’in burnuna. İçinde dolaşıma girer o koku, geçerken değdiği yerleri yakar. Atomlarına dek kavrulur, kavrulur ve alev alıp tutuşur. Ne yana dönse odur artık, ne işitse o… Kabına sığmaz, kabında duramaz. Yola çıkar, onun izini sürmek için. Kâh gamlanır yolda, yoldan düşer kâh eğlenir yolda, yola girer. Düşe kalka iz sürerken karşılaşır onunla, o çok beklediği gül simayla… Orada dünya da düş de durur. Kelâm durur, sesler yok olur. Duyduğu tek şey, emsalsiz bakışlar karşısında delice atan kalbinin sesi olur.

Bu kitap, tamamlanmak üzere kayıp parçasını arayan ruhların hikâyesidir.
272 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yazarla tanışmam aslında sosyal medyada yaptığı güzel paylaşımları sayesinde oldu.Daha sonra ilk kitabı olan “İnce hayat”ı alıp okudum.O kitabı çok etkilemişti beni.Sanırım ikinci kitabı Kaşif.yer yer ilk kitabındaki tekrarlara düşmüş olmasına rağmen ben sözcükleri kullanışını ,o hissettiği duyguları bana geçirebilmesini sevdim.tasavvufi bir kitap ve çoğu zaman tasavvuf alimlerinden de alıntı yapmış.ben okurken kendimi iyi hissettim ama tabi ki bana abartılı gelen yerleri de oldu.okurken çoğu yerin altını çizmek aklınıza kazımak unutmamak istiyorsunuz.
272 syf.
·Puan vermedi
Sosyal medya aracılığıyla tanıdığım Mümine Yıldız 'ın bu kitapta beni kendine çeken tarafı şüphesiz ki tasavvuf yolunda arayışları. Kitabı okurken yer yer sıkıldığım yerler oldu. Sanki bazı noktalarda tekrara düşmüş.Fakat kitabın genel anlamda ufkumu açtığını söylemeden edemeyeceğim. Özellikle tasavvuf ehillerinin ve büyük zâtların düşünceleri beni farklı alemlere taşıdı. Kitabı bitirdiğinizde ruhunuzda bir haz bırakacağı kesin.
272 syf.
·Puan vermedi
Kitapta mümine hanım kendi hayatını çocuklarını evini anlatıyor ilk kitabı gibi. İçinde taşıdığı ınancı, şükrü, tevekkülü gıpta edecek türden. İnsan kendiyle kıyaslamadan edemiyor. Hak dostu zatlara olan samimiliği, kabirlerini ziyaret ederkenki coşkusu takdire şayan. Fakat arayışının sonuçları ne kalbime ne de aklıma uydu. O kadar aradı o kadar aradı ki. Acaba aradığından bulduğunu hakikat mi sandı?
272 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Mümine Yıldız’ın ilk kitabı İnce Hayat’ı okuduktan sonra öyle mest olmuştum ki bir kitap yazsam ancak bu kitabı yazardım demiştim. İkinci kitabının çıkmasına haliyle çok sevindim. Kendi içsel yolculuğundan bahsediyor bize. Bu kitabını da fazlasıyla beğendim. Bir çok not aldım; ziyaret etmem gereken yerler, beğendiğim sözler, içten yapılan dualar, istekler, O’nunla muhabbetler. İçimde bir yerlere dokunmayı başardı yine. ‘Ben’ gibi bakıp, ‘ben’ gibi düşünüp, ‘ben’ gibi sevip, ‘ben’ gibi hissedip kısacası ‘ben’ olup yazmış yine. Bil ki “Ben” , “Sen’im” işte. Pir’in gibi sanki. Belki biz de bir gün bir yerlerde karşılaşıp hasbıhal ederiz sizinle. Çünkü nereden bakarsak bakalım manzaralarımız aynı, gördüğümüz, hissettiğimiz, sevdiğimiz, bildiğimiz, Bir’liğimiz aynı.

Hangi altını çizdiğim cümleyi paylaşayım ki sizinle? Hepsi öyle kıymetli, öyle güzel ki.. Yolcuyuz ya hepimiz, işte yola revan olanların kitabı bu. Bir kişiden çıkıp yine ‘bir’e uzanıyor.

“Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde- i ekvân olan âdemsin sen.( Kendine hoşça bak ki âlemin özüsün sen, varlıkların gözbebeği olan insansın sen)

“Sen niyet et! Küçücük bile olsa bir iyiliğe, iyiliğin kendisi olmaya gayret et! Haydı kımılda! Bir kımılda. Bir kımılda en evvela! Kımılda ki içindeki okyanus çıksın ortaya. Kımılda ki bir damla bir damla daha derken damlalar dönüşsün ummanlara. Haydi, bir kımılda! Kımılda ki vermeye bahane arayan kerim Mevlâ, senin bir ettiğini döndürsün milyonlara.”
272 syf.
Yazar ince hayat isimli kitabındaki gibi iç yolculuğuna bizi de yoldaş ediyor. Kendine has üslubuyla hayata baktığı pencereden bizim için bir perde aralıyor. Hayal etmenin,beklemenin ve teslim olmanın, ümit ve heyecanlar ve sonunda gerçekleşen vuslat..
İstanbul'un çok bilinmeyen manevi sultanları da öğrenmiş oluyoruz..iki defa okudum..
272 syf.
Sevgili Müminemle tevafuken intagram vesilesiyle tanış oldum. Tanışıklığım gönülden gönüle kurulan bağlar cinsinden. Gayri ihtiyari sayfasını inceledim. İnceledikce, okudukça kurduğum bağlar arttı.
Biliyorum ve inanıyorum ki çok evvelden tanışık ruhlarımız. Zira hayata bakışımın, baktığım yönün, yaşadıklarımın, okuduklarımın, tökezlemelerimin hatta ve öyle ki, misalen üniversite de aynı derslerden aynı ızdıraba düccar oluşlarımızın, muhattap olduğumuz dimağların benzerliği, beni ona çok yakın hissettirdi. Peşini o andan itibaren hiç bırakmadım.
Geçtiğimiz sene tam da şu sıralar "İnce Hayat" adlı kitabını çıkarttı. Hemen akabinde de " Kaşif'i. " Uzun zamandır niyetimdeydi, alıp okumak. Ama her şey vaktini bekler, misali şimdilerde verebildim siparişini. Ki iyi ki şimdi olmuş. İhtiyaca binaen, okuduklarım, işittiklerim, yaşamımın şiarı edinmişim, böylesi bakmakları.
Ve sonra dört gözle bekledim gelmesini. Bekledikçe, istedikçe gecikti gelmesi. Velhasıl bir şekilde kavuştum derken, İnce hayat'ın bazı sayfaları boş,eksik geldi.
Çok istiyorum ya, o nedenle olan biteni kabulendim, yaşamın mizah anlayışı, vardır bir sebebi diyerekten. Kaşif'e başladım hemen. Yavaş yavaş okudum. Kendimden kendime doğru bir yolculuğa çıkar gibi.
"Kardeş ruhlara" ithaf edilmiş her bir harfi, kelimesi, cümlesi. Yaşamı; hayret, incelik, aramak, bulmaya çalışmak, yolda anda olmak, yolda olmaya niyet etmek, yolda güzel şeyler bulmak, yola güzel şeyler bırakmak,sevmek ki en mühimi daha çok sevmek, cihetiyle algılayan ve böylesi bir perspektife niyet eden herkesin ( akraba ruhların ) okumasını şiddetle tavsiye ediyorum.
Sevgiyle...
272 syf.
·23 günde·2/10
Ilk baslarda benimsesemde sonraki sayfalarda aynı seylerin hemen tekrar etmesi biraz sıkıcı yapmis. Şahsi bir görüşüm bir tv programcisini almis kitaba anlasilan Turkiyede o kisiyi tanimadigu icin saygiyla bahsetmis orda beni itti birseyler ama kitabin tamamini okumami engellemedi çünkü emeğe saugi. Tasavvufi yönünü ön plana çıkartan yazar hep bir bilinmezligin icinde gibi hissettirdi. Pir adli bir zattan bahsetti ismini söylemedi ve de neye vakif olacağımızı bilemedik. Genel anlamada begendim diyemem ama bazi değindiği konular gerçekten güzeldi . Tesekkurler elinize saglik.
272 syf.
·10/10
Mucizeler içinde yaşıyoruz. Aldigimizin nefesin dahi bir mucize yarattığının farkındalığını yaratan sohbet tadında bir kitap. Farketmek özel olduğunu görmek Sevgiyle yaşamak için okunmalı. Sevgiyle..
Zira küçük aşk, büyük aşkın ilk talimini yaptırıyor insana. Dahası, denir ya: İnsan Allah'a âşık olamaz direkt; çok büyüktür o aşk, şu ham kapla taşıyamaz yükü beşer...
Yaşanan, yaşatılan her şey mükemmel bir örüntünün birimleriymiş. Bir tek adım dahi, bir ses, bir koku dahi boşa, boşuna değil..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kaşif
Baskı tarihi:
Şubat 2019
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059218559
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tuti Kitap
Bir ses, bir nefes arar Kâşif. Ayrı düştüğü uzak ve mutlu ülkenin kokusunu taşıyan kutlu bir nefes… Israrla bekler. Bir ağaca asar dileğini. Ağacı, rüzgârı, göğü ve toprağı şahit tutarak âleme ilan eder bekleyişini. Ne arayışın ne de bekleyişin peşini bırakır. Ardına düşer bulduğu her işaretin, her izin. İzlerin işaret ettiği yere düşer. Düştüğü yer bir düşün ta kendisidir.

Bir gün duyulur sesi o aziz nefesin. Uzaktan gül siması görünür. Latif bir koku dolar Kâşif’in burnuna. İçinde dolaşıma girer o koku, geçerken değdiği yerleri yakar. Atomlarına dek kavrulur, kavrulur ve alev alıp tutuşur. Ne yana dönse odur artık, ne işitse o… Kabına sığmaz, kabında duramaz. Yola çıkar, onun izini sürmek için. Kâh gamlanır yolda, yoldan düşer kâh eğlenir yolda, yola girer. Düşe kalka iz sürerken karşılaşır onunla, o çok beklediği gül simayla… Orada dünya da düş de durur. Kelâm durur, sesler yok olur. Duyduğu tek şey, emsalsiz bakışlar karşısında delice atan kalbinin sesi olur.

Bu kitap, tamamlanmak üzere kayıp parçasını arayan ruhların hikâyesidir.

Kitabı okuyanlar 152 okur

  • 3
  • Yasemin Akın
  • Sena Dağdeviren
  • ICLAL
  • Perihan Çoban
  • Çağla nur
  • Tuğba Özcan
  • Selma Aktaş
  • Tuba Yayla
  • Bahar Gok Barman

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.2 (19)
9
%16.3 (7)
8
%14 (6)
7
%11.6 (5)
6
%2.3 (1)
5
%2.3 (1)
4
%2.3 (1)
3
%0
2
%2.3 (1)
1
%4.7 (2)