Mustafa Ercan ERGÜR

Mustafa Ercan ERGÜR
@Gorath
Mekanika: Zamanın Parçaları, Meleran: Çakıldak Döngüsü ve Kutsal Çizme kitaplarının yazarı. Mutlaka deneyin: m.kitapyurdu.com/index.php?route... Yorumlarınızı bekliyorum.
9/10
·80 syf.··
2020 26. kitabı
Kara mizahın, içine katıldığı toplumsal konuları, ince politik gönderme ve folklor olgularıyla zirve yaptığı bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Bir yandan bir toplumun bir parçası olarak, içinde bulunduğumuz toplumsal yapının bir sonucu olan delirmenin eşiğine gelen insanların psikolojilerini bizlere sunan diğer taraftan "insan olmak" kavramıyla oyunlar oynayan on altı öykünün bulunduğu bu derlemeyi kesinlikle kaçırmamalısınız. Öykü derlemelerini yorumlarken adetim olduğu üzere en beğendiğim öyküleri sırasıyla listeliyorum. Ruhşen'in bu kitabında da ilk beş diyebileceklerim şöyle: 1) Tanker 2) Taşerona Hayır 3) Pentikost 4) Fareler ve Köpekler 5) Döner Sermaye Özellikle derleme içerisinde belirgin bir karaktere değil, olaya odaklı öyküler de var. Bu öykülerden Tanker'e hayran kaldığımı belirtmeliyim. Toplumun aç gözlülüğü ve insanın insan olmaktan çıkması öyle güzel ve akıcı bir şekilde anlatılmış ki mutlaka okumalısınız. Taşerona Hayır ile final mesajının bağlamına doğru uzanan düşündürücü ekonomik denge ve insana etkisi temasını okuduğunuzda etkilenmemeniz mümkün değil. Pentikost'u daha önceden de okumuştum. Burada tekrar okudum. O evde, o öğrenciler ile birlikte bir anlığına bulunmak çok sıra dışı bir deneyimdi diyebilirim. Fareler ve Köpekler çok şey anlatıyor. Kalktığın yerden tekrar yattığın aynı yere geçene kadar yaşanan olaylar bize o kadar çok şey anlatıyor ki sözcükler yetmez. Midesindeki şey yüzünden köpeğe acıdığımı belirtmek zorundayım. Umarım o adamların akıl hastalığı ona da bulaşmaz. Döner Sermaye ile çok eğlendiğimi, finalinde de yüzüme yerleşen kocaman tebessümün etkisinden zor çıktığımı itiraf edeceğim. Hepsi birbirinden nefis öyküler. Mutlaka ama mutlaka okumalısınız.
Bir Gün Mutlaka DelireceğimRuhşen Doğan Nar · MAHAL EDEBİYAT · 202032 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

Mustafa Ercan ERGÜR

, bir kitap okudu
9/10
·80 syf.··
2020 26. kitabı
Ruhşen Doğan Nar
9.5/10 · 32 okunma
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
Terry Pratchett en büyük hayranı olduğum yazarlardan birisi olsa da kaleme aldığı Diskdünya serisine ait pek çok kitabı daha yeni okuyorum diyebilirim. Bu benim için oldukça üzücü ama başka bir açıdan baktığımda aslında bir o kadar da sevindirici bir durum. Neden mi? Şöyle ki, yakın bir zamanda kaybettiğimiz yazarımızın artık bu dünyaya ait yeni materyaller üretemiyor oluşu, sonuç itibariyle hayli sınırsız olan dünyanın ve hayal gücünün, kendi sınırları içinde sıkışıp kalmış olması gibi bir durum söz konusu. Hal böyleyken seriye ait kitapları ne kadar hızlı edinir ama ne kadar yavaş ve zamana yayarak okursak o kadar iyi olacaktır. En azından benim şahsi görüşüm bu şekilde. Çünkü Terry Pratchett, bir yazar olarak okurunu ve türün sevenlerini kendisine bağlamayı çok çok iyi başaran, tarzıyla direk olarak öne çıkan çok özel bir yazar. Terry Pratchett’in Diskdünya serisini yakın bir zamanda, Deli Dolu Kitap baskılarını yavaş yavaş edinerek tekrar okumaya başladım. Okumakta olduğum tüm diğer kitaplar arasında hayli yavaş bir seyir izlemek durumunda kalsam da bundan hiç pişman değilim. Nitekim Diskdünya, sindire sindire okunması gerektiğini düşündüğüm, her satırına ayrıca hayran olduğum bir kitap serisi. Şu zamana kadar birkaç kitabını okuma fırsatı bulduğum Rincewind, Cadılar ve Ölüm serilerinden en beğendiğimin Cadılar serisi olduğunu da özellikle dile getirmeliyim. Havamumu Nine, Ogg Ana ve Magrat Sarımsak’ın cadı özlerinden ufak bir sapma ile peri anneliğe soyundukları ve memleketlerini arkalarında bırakarak yola koyuldukları, serinin bu üçüncü kitabında nice masalın içine balıklama dalıyoruz. Benim zevkle okuduğum bu kitabı mutlaka edinmeli ve sizler de okumalısınız sevgili fantastik kurgu ve Terry Pratchett hayranları!
Cadılar DışarıdaTerry Pratchett · Deli Dolu · 201778 okunma
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
Okuduğum her Ursula kitabında ona olan hayranlığım bir kez daha göklere çıkıyor. Her sayfayı zevkle çeviriyor, kitaplarını aşkla tutuyorum. Ben yaşadığım sürece kütüphanemin en güzel yerine onlar sahip olacaklar! Kitapta, üç adet Çörtme öyküsü bulunuyor. Bu öyküler, Mülksüzler serisinde Shevek tarafından oluşturulan zamansızca mekanda yolculuk teorisini masaya yatırmış ve işler hale getirmeye, dahası kusursuzlaştırmaya çalışan bilim adamlarının ve onların deneklerinin öyküleri. Her biri de bir diğerinden daha egzotik, bir o kadar da ilgi çekici diyebilirim. Hain, O, Ve, Terra ve Tadkla arasında gidip gelirken zaman zaman Urras ve Anarres'i anmak çok güzeldi. Daha da güzel olan ise benim her zaman hayranı olduğum bağımsızca inşa edilmiş olan ama aslında arka planda bağlantılı olan hikâyeleri sırayla okumaktı. Ursula'ya bir kez daha hayranlığımı dile getirmeden edemeyeceğim! İçdeniz Balıkçısı kitabında sekiz muhteşem öykü ve Ursula'nın kaleme aldığı Bilim Kurgu Okumamak Üzerine isimli bir sunuş yazısı var. Sadece bu sunuş yazısı bile tüm bir kitaba bedel diyebilirim. Her bilim kurgu okurunun daha da önemlisi yazarının bu kitaba sahip olması ve ondan bir şeyler öğrenmesi gerekiyor. Önce bu sunuş okunmalı, ardından öyküler tek tek analiz edilmeli. Genellikle öykü derlemelerini incelerken içerisinde en beğendiğim öyküleri sıralayarak paylaşırım. Bu kitapta ki her öykü birbirinden güzel olsa da yine de beş öykülük bir liste oluşturacağım. Bu listenin içindeki üç öykünün Çörtmeli öyküler (yani birbiriyle ilişkisi olanlar) olduğuna şaşırmayacağınıza eminim. Gel gelelim liste başında bu üç öyküden birisinin olmamasına şaşırabilirsiniz. Önce listeyi vereyim, sonra üzerinde konuşalım: 1- Her Şeyi Değiştiren Taş 2- Bir Başka Masal ya da İçdeniz Balıkçısı 3- Şobilerin
İçdeniz BalıkçısıUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 2010242 okunma