Bazarov

Bazarov
youtube.com/@gorus2112?si=D... "Nereden gelip nereye gidiyorum? Bu akıp giden hayatın anlamı ve sırrı ne? Neciyim ve kimim bu âlemde? Ucunda ölüm olan bir hayat için bunca debelenmek niye?"
Umut, nefes nefese koşarken bir sokağın köşesinde, arkadan yetişen bir kurşunla vurulmaktı elbette.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsan eninde sonunda her şeye alışır..
O zaman sık sık, beni kuru bi ağacın kovuğunda, başımın üzerindeki çiçekli gökyüzüne bakmaktan başka bir meşgalem olmadan yaşamaya zorlasalar buna da usul usul alışır, yaşar giderim diye düşünüyordum.
Konuşmaktan hiç hazzetmediğim durumlar da işte o zaman başladı. Ne olursa olsun hiçbir şeyi fazla abartmamak lazım, bunu yapmak bana başkalarına olduğundan daha kolay geliyor. Yine de tutukluluğumun başlarında, en zoru, özgür insanlar gibi düşünmekti. Mesela kumsalda olmayı ve denize doğru yürümeyi arzuluyordum. Tabanlarımın altında ilk dalgaların sesini, vücudumun suya girişini ve bunun bana verdiği rahatlamayı hayal edince, birdenbire hücremin duvarlarının üzerime üzerime geldiğini hissediyordum.
Kendimi biraz hasta hissediyordum, oradan gitmek istiyordum. Gürültü bana ıstırap veriyordu. Ama bir yandan da Marie'nin varlığının tadını çıkarmak istiyordum.
Beni son bir kez yüreklendirerek Tanrı'ya inanıp inanmadığımı sordu. "İnanmıyorum," dedim. Hiddetle yerine oturdu. Bana bunun imkânsız olduğunu, herkesin hatta ondan yüz çevirenlerin bile Tanrı'ya inandığını söyledi. O böyle inanıyormuş, bundan bir an kuşkuya düşecek olsa hayatının anlamı kalmazmış..