hatırlamak en büyük düşmanıdır
yalnızlığın, ucunda yaşamak var;
bütün yolları denedim akşamları testilere,
testilere dokundukça;
gölgelere sığındıkça gördüm kuran
okuduklarını, namaz kıldıklarını,
"gün gelir inanırsın," dedi en yaşlıları,
"yaşlanınca görürüm seni."
sakalım ağarmamışken öldüm ve ölünce
sevindi, zencefil sattı çarşıda;
her şeyi unuttum, hiç hatırlamadım, gün
geldi hepsi silindi ama
neden öldüğümü anlamadılar, çünkü güneşler doğdu çarşılar üzerine,
uzaklardan bir deniz büyüdü uykularına,
elleri karılarına değdi,
çocukları ağladı birden, kum tanecikleri
büyüdü, gözlerine kaçtı çünkü;
birer birer uyandılar gecikmiş bir alevle
ışıyınca sokaklar.
zencefillerini çıkarıp eskitilmiş bir çarşıya
başladılar.
Gelin
bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar!
Bana kötü
bana terkettiğiniz düşünceleri verin
o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız
ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar
onları verin, yakınmalarınızı
artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar
ben aştım onları dediğiniz ne varsa
bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar
boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz
içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı
verin bana
verin taammüden işlediğiniz suçları da.
Bedelinde biliyorum size çek
yazmam yakışık almaz
bunca kaybolmuş talan
parayla ölçülür mü ya?