Mahpus, daracık muhitte hislerin havsala almaz mesafelerinde hiçbir sürat ölçüsüne ve teşbih kalıbına sığmaz bir hızla bir kutuptan diğer kutba kadar gidip gelen, inip çıkan bedbaht ve mesut insandır.
- Mediha bu çiçeklerin ismi nedir?
- Bilmem.
- Bu çiçeklere "Anne çiçeği" derler. Yahut da ben bu ismi verdim. Rahmetli annem bunları çok severdi.
Mediha bir an durdu. Alnını kırıştırarak düşündü. Sonra küçük eliyle çiçekleri iki kere okşayıp derin derin kokladı.
- Murat ağabey keşki anan sağ olaydı...- dedi.
- Olaydı iyiydi ama işte öldü...
- Ne ölmüş... Anne kısmı bir vakit ölmez, anneler tuz almaya giderler.
- Tuz almaya mı? Bu ne kadar tuz almak... Hani gelmiyor
Uğruna savaştığımız her şeyi nasıl seviyorsam, öyle seviyorum seni de. Özgürlüğü, insan onurunu sevdiğim gibi seviyorum seni, tüm insanların çalışma hakkını, aç kalmama hakkını sevdiğim gibi seviyorum seni. Seni, savunduğumuz Madrid'i sevdiğim gibi, ölen tüm yoldaşlarımı sevdiğim gibi seviyorum.