Zavallı genç memur, yaşadığı şu kısa ömründe insanların ne kadar da acımasız olduklarını, sözde kibar olduğu düşünülen eğitimli ve sosyetik kişilerin içinde sonsuz kötülükler barındırdığını görerek ürperir, yüzünü elleriyle kapatırdı. Tanrım! En kötüsü de, insanların dürüst ve asil olarak değerlendirdikleri kişiler yapıyordu tüm bunları...
Adamın biri konuşur, konuşur, anlatır durur; ama öteki duymaz, anlamaz bu lafların bir tekini bile... Hiçbir değer taşımaz. Ya konuşuyorlardır ya da oturuyor ama konuşmuyorlardır. Hiç fark etmez, hem de hiç.