“Diğer tüm odalar, şu kolilerin biri ikisi dışında boştu. Sanki bir suç mahalliymiş, kan gölüne dönmüş ve koca bir ekip gelip tüm izleri yok etmiş gibi eve bir boşluk hâkimdi.”
“…bildiğim kadarıyla hayatı boyunca hiçbir şeyle gerçekten ilgilenmemişti. Hiçbir şeye bağlanmamış, hiçbir şey öğrenmemişti. İyi olduğu hiç bir şey yok gibiydi. Numaracıydı, her şeyi becerebilecekmiş gibi davranmakta üstüne yoktu.”
“…ama şimdi yine köklerine dönmüştü ve yanıp tutuşuyordu. Söylediği buydu. Yanıp tutuşuyorum. Oldukça memnun olduğunu da ekledi. Oldukça memnun ifadesi aklımı uzun süre kurcaladı.”