Onur

İnsan, kendisini ve başkalarını aynı anda sarıp sarmalayan bir gelenek ağı içinde yaşar. Gelenek, bu yüzden " bugünde yaşayan geçmiş"tir. Geleneği olmayan insan bir doğa varlığı olarak kalırdı. Bu yüzden, doğa varlığı olarak insanın, homo antrophos'un bir tarihi yoktur; tarih içindeki insanın, human'In, beşeri bir tarihi vardır. Her insan, bu nedenle, geçmişten aktarılan deneyimlerin ve bu deneyimlerin kuşaktan kuşağa geçtiği bir bağlam olarak "insan türü"nün bir ürünüdür.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Gözlerimizi oldukça uzakta kalmış eski çağlara çevirdiğimizde gözlerimizin önünü örten bulutlarla kaplı bu karanlıktan, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde, şu doğruluğun sonsuz ışığı parıldar: Bu toplumsal-sivil dünya tamamen insanlar tarafından yapılmıştır. Bu yüzden biz dünyanın ilkelerini, kendi özgül insani tinimizin yönelimleri içinde bulabiliriz ve bulmak zorundayız."
Sayfa 289·Kitabı okudu
Hristiyanlık, bir kavim dini olan Yahudilikten bir evrensel din çıkarmak isterken, Tanrı'yı sadece seçilmiş bir kavmin tanrısı değil, tümüyle "insanlık"ın Tanrısı yapmaktaydı. Böylece insani zamanlılık, bir kavme bahşedilmiş özel bir süreç değil, tüm insanlığı kapsayan bir sürece dönüşmüş oluyordu.
"Eşit Haklar arasında son sözü kuvvet söyler."
Sayfa 191·Kitabı okudu
ABD'de, vicdan ve onur güya satılık değildir ve sanki piyasa para kazanmak ve nüfuz ticareti yapmak gibi normal pratiklerden ayırt edilebilirmiş gibi "yolsuzluk"un peşine düşme yönünde tuhaf bir eğilim vardır.
Sayfa 175·Kitabı okudu
Alıntı