Kitap okumayi seviyorum. Buradaki amacim sadece kitaplar hakkinda insanlarin fikirleri ve begendigim yazilari alintilamak.LUTFEEEEEN TANISMAK ICIN YAZI YAZMAYIN. Cevap yazmam. Ustelerseniz engellerim.
Crowley zaman geçtikçe, doğal kötülük ortamı içinde göze çarpacak şeytani işler uydurmakta güçlük çekmeye
başlamıştı. Son bin sene içinde kim bilir kaç sefer aşağıya şuna benzer bir mesaj göndermek geçmişti içinden: Bakın, artık boş versek de olur, cehennemin yedi katını kapatıp buraya taşınalım; onlara, kendilerinin zaten yapmadığı hiçbir şey yapamayız, ki onlar bizim aklımızın ucundan bile geçmeyecek şeyler yapıyorlar ve bu genellikle elektrotları da içeriyor. Bizde eksik olan onlarda bol bol var. Onlarda hayal gücü var. Bir de elektrik, elbette.
Onlara ne diyebilirdi ki? Yirmi bin insanın feci öfkelendiğini mi? Şehrin dört
bir yanında tıkanan caddelerin sesini duyabildiğinizi mi? Sonra gidip hınçlarını
sekreterlerinden, trafik polislerinden falan çıkardıklarını, onların da başkalarına
sataştıklarını mı? Hepsinin kin dolu kötülükler yaptıklarını ve, asıl güzeli de, o
kötülükleri kendilerinin tasarladıklarını mı? Hem de günün geri kalanı
boyunca. Başlattığı şeyin bulaşıcı etkisinin haddi hesabı yoktu. Bu sayede
Crowley kılını bile kıpırdatmadan, binlerce ruhun hafif bir kir tabakasıyla
kaplanmasını sağlamıştı.
Ben öğle yemeği molası sırasında Londra’nın merkezindeki bütün cep
telefonu hatlarını kırk beş dakika boyunca kilitledim."
Gelip geçen arabaların vınlamaları dışında ortama bir sessizlik çöktü.
“Evet?” dedi Hastur. “Sonra ne oldu?”
“Bakın, bu hiç de kolay değildi, tamam mı?” dedi Crowley.
“Hepsi bu mu?” dedi Ligur.
“Bakın, millet...”
“Peki, efendimize tam olarak nasıl yeni ruhlar kazandıracak bu?” dedi Hastur
"Sen iyi misin anne?"
"İyiyim. Biraz yorgunum o kadar."
Stephanie bir süre konuşmadı. Arkadan televizyonun sesi geliyordu. Alkış tufanı kopmuştu. "Çocuklarınla ilgilenmek ve evli olmak dışında yapmak istediğin bir şey var mı?"
Bir kadının çok geç bir zamanda duyduğu, bir yol seçip o yolun çıkmaz sokak olduğunu anladıktan sonra duyduğu bir soruydu bu. "Neden sordun?"
"Çocuklarını öldüren bir kadınla ilgili bir program izliyorum. Hep polis olmak istemiş. Sanki polis olması böyle birisi için iyi bir seçimmiş gibi... Her neyse, psikiyatı da kadınların kendi ihtiyaçlarını yüceltmeleri gerektiğinden bahsediyor. Mermi doldurmaya benzetiyor bunu. Gunun birinde, bom!"
Gerçekten de öyleydi