Onların gerçeklere, fikirlere, yapılan ve yapılacak işe kaygılandığı yok. Onların tüm ilgisi insanlara dönük. 'Bu doğru mu?' diye sormuyorlar. 'Başkaları bunu doğru sayıyor mu?' diye soruyorlar. Yargılamak için değil, tekrarlamak için. Yapmak için değil, yapıyormuş izlenimi vermek için. Yaratmak değil, göstermek. Yetenek değil dostluk. Nitelik değil, fors.
İnsanlar için bir şeyler yapmaya kalkışmadan önce bir şeyler yapabilecek bir insan olmak zorundasın. Ama onu yapabilmek için de yapmayı sevmelisin ikincil sonuçları değil. İnsanları değil. Kendi eylemini..
Değişim evrenin birinci ilkesidir. Her şey değişir. Mevsimler de, yapraklar da, çiçekler de, kuşlar da, ahlak anlayışları da, insanlar da, binalar da. Diyalektik süreç bu..