Toplumla karşı karşıya gelindi mi, olayla en yakından ilgili olan, en büyük işi yapacak ve en büyük katkıda bulunacak olan kişinin en az söz hakkı vardır.
Oysa bir insanın mesleği, tüm toplumu ilgilendirir. En başta gelen, insanlara hangi alanda daha yararlı olabileceğindir. Mesele toplumdan neler alabileceğinde değil, neler verebileceğinde!
İyi yürekli olmalıyız. Çevremizdeki herkese karşı. Kabul etmeli ve bağışlamalıyız. Hepimizde bağışlanacak çok şey var. Her şeyi sevmeyi öğrenirsen, en aşağıdakileri, en yoksunları, en kötüleri sevmeyi öğrenirsen, senin içindeki en kötü şeyler de sevilecek demektir. O zaman evrensel bir eşitliğe ulaşırız.
Hangisi daha iyi yürekli bir yaklaşım? İnsanları iyi kabul edip üstlerine dayanamayacakları soyluluklar yüklemek mi, yoksa onları oldukları gibi kabul etmek, bunu da onlar rahat ediyor diye yapmak mı? İyi yürekliliğin adaletten çok daha önemli olduğunu varsayarak tabii.