Grekov Kafkayevski

Mustafa Kemal'in uyku düzeni ve sigara alışkanlığı hakkında
Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşı hazırlıklarını Şişli'deki evinde olduğu kadar, son derece güvendiği büyükbabam Dr. Luigi Tergiman'ın konağında da sürdürmüştür. Pek çok kereler, ev halkı yattıktan sonra, evin perdeleri çekilmiş salonlarından birinde arkadaşlarıyla buluşarak sabahladıkları olmuştur. Mustafa Kemal, bu toplantıların bazılarına büyükbabamı da davet ederek kendisine duyduğu güveni belirtmiştir. Bu devrede Mustafa Kemal'in yorgun ve sinirli olduğunu, az uyuyup çok sigara içtiğini, çok az yemek yediğini gören büyükbabam muayene olması için ısrar eder. Mustafa Kemal büyükbabamın evinde, bir çay toplantısında tanıştığı aile dostu Dr. Hasan Hüsnü'nün de ısrarı üzerine sonunda muayene olmayı kabul etmiş. Teşhisin ne olduğunu bilmiyorum, ama Dr. Hasan Hüsnü, Mustafa Kemal'e, sigara ve içkiyi derhal azaltmasını önermiş. Mustafa Kemal gülerek önce, "Doktor, acı patlıcanı kırağı çalmaz" demiş sonra da düşünceli bir tavırla, "Atın ölümü arpadan olsun" diye ilave etmiştir. Bu anıyı bana Dr. Hasan Hüsnü'nün kızı Sayın Refia Dilgimen anlatmıştı
Sayfa 67·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mustafa Kemal'in corinne'e on dördüncü mektubu..
17 eylül 1332 (1916) Sizi 40 gün yatakta kalmak zorunda bırakan hastalığı bana haber veren mektubu aldım. Bu havadis beni çok üzdü. Fakat yine de sizin bu mektubunuz beni teselli etti, zira yatakta yazıldığı halde, bu mektubu sıhhatinizin delili diye kabul ettim Karargahıma gideli ve Nuri Bey'i yalnız bırakalı 15 gün var. Son muharebeleri idare ettiğim bir ay zarfında Nuri Bey, Hüseyin Bey, ilh... ilh... ile hemen her gün beraberdik. Kıymet verdiğiniz insanlarla birlikte ateşe ve ölüme göğüs germek ne zevk. Bu umumi savaşlar sırasında zavallı Faik Paşa alnından bir kurşun yiyerek şeref meydanında can verdi. Eski dostumun kahramanlık misalini takip etmek isteyen Nuri Bey'in coşkunluğu görülerek şey! Allah'tan, cennette kendisi için yapılan, fakat henüz inşa halinde bulunan köşk tamamıyla bitinceye kadar sabretmesi için verdiğim nasihatlere kulak astı. Muş dağlarındaki kumandanımızın manasız bir mektubundan bahsediyorsunuz. Müsaade buyurunuz, size haber vereyim ki hanımefendi, ben de bu zattan her gün hiçbir mana ifade etmeyen mektuplar alıyorum. Anlaşılıyor ki bu zat, son zamanlarda Türkçe şiirleri Fransızcaya tercüme etmekle meşgul olmaya başlamış. Alayın bir kumandanı ve Nuri Bey'in başarılarının bir afişçisi Fuat Bey (Salih Efendi size bu konuda eğlenceli izahat verebilir) bana bir mektup göndermiş, edebiyatımızdan şu güzel tercümeyi yapmış: "Lair de l'amour souffle dans la tète-Monsieur où, moi où. Bu, şu beytin tercümesi Imiş: Havayi aşk eser serde Efendim nerde, ben nerde. Bu tercüme bana Harbiye Mektebi'ndeki arkadaşlarımdan biriyle bir Fransız kızı arasındaki konuşmayı hatırlat: -Matmazel bana bir şeftali verir misiniz? -Şeftali yok bende Mösyö. Zavallı Mösyö, ne manaya geldiğini yalnız kendisinin bildiği Türkçe bir deyimi Fransızcaya tercüme etmişti. Ali Şevket
Sayfa 60·Kitabı okudu
Mustafa Kemal'in corinne'e gönderdiği kart..
Mustafa Kemal bir fotoğrafın altına adres ve yazı yazarak bu fotoğrafı kart olarak kullanıyor. Bitlis'ten yolladığı 15 mayıs tarihli kartta yıl yazılmamış, ama doğuda bulunduğu 1916 yılı olduğunu tahmin ediyorum. Aziz Madam, Sevimli kartınızı aklım. Nezaketiniz için teşekkür ederim. Hepinize samimi selamlarımı sunarım.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Mustafa Kemal'in madam corinne'e on üçüncü mektubu..
8 mayıs 1916 (Kimsenin bilmediği bir yer) Sevgili Corinne, Tabii ki şu anda bulunduğum yeri bilmiyorsunuz. Burasını size tanıtamam da, çünkü yerini gösterecek bir harita bile yok. Kısaca, gürül gürül akan sayısız dereler ile sulanan, fevkalade güzel, yeşil çamlarla örtülü bir dağ silsilesi (2.000 m yükseklikte tasavvur edebilirsiniz.) Ormanlarımızda binlerce bülbül var ve dağlarımızın bir kısmı hala tertemiz beyaz örtüsünü muhafaza ediyor. Hava tertemiz, sular da öyle. Ruslar pek uzakta değiller, ama düşman Çanakkale'deki gibi yakın değil. Ben çok iyiyim, ne bir gazete ne bir haber ne de bir mektup ulaşıyor bana. Sevgili mektubunuzu bekliyorum. Annenize ve Edith'e samimi selamlarımı sunarım. M. Noury
Sayfa 58·Kitabı okudu
Mustafa Kemal'in corinne'e gönderdiği on ikinci mektup
Siirt, 6 mart 1916 Aziz Madam, Bu defa hakiki dostluğumuzu hatırlatmak için ilk önce ben kalemi elime alıyorum. Batıdan doğuya kadar devam eden uzun ve yorucu bir yolda iki ay kadar seyahat ettikten sonra bir istirahat anı bulunabileceğine inanılır, değil mi? Fakat heyhat! Görülüyor ki, bu ancak ölümden sonra mümkün olacak. Fakat bu hayali rahata kavuşmak için Allahımızın cennetine gitmeye kolay kolay razı olacak değilim. Yarın başka bir seyahat istikametine gideceğim. Diyarıbekir'e gelen Nuri'ye beni, bugün bulunduğum Siirt'ten üç gün uzakta Miyafarkin'de bulmasını emrettim. Nihayet üç gün sonra birbirimizi göreceğiz ve eminim geçmiş günlerden ve bilhassa sizin aziz varlığınız sayesinde yaratılan iyi ve sevimli hatıralardan hararetle bahsedeceğiz. Bu satırları yazarken Doktor Hüseyin Bey yanımda, size ne yazdığımı soruyor ve bunların Matmazel Edith'e ait olacaklarını anlamakta ısrar ediyor. Çok memnun olsun diye, aziz Edith'in melekane tavırlarla fala baktığı tatlı anları hatırlamaklığınıza müsaade ediniz Valideniz hanımefendiye seçkin hürmetlerimi arz ederim. Doktor, Matmazel Edith için yazdığım cümleyi dinledikten sonra beni yalnız bırakı. Ben yalnızım, fakat her şeyi tasvirden acizim! Bu sayfanın geri kalan kısmını önümde bulunan bir kitaptan aldığım bazı sözlerle dolduruyorum: "Orduların hala devam eden mekanik hareketleri sona ermek üzereydi. Zira halkın hareketi sündüğü zaman askerler bulunmaz. Ruhların takati bittiği zaman generaller kendilerine gelemezler ve zaferler askerlerle, generallerle ve para ile birlikte sona erer..." Mignet. Son söz: "ya hiç doğmamış olmak veya hiç unutulmamak isterdim." Chateaubriand. M. Kemal Adres: General Mustafa Kemal Diyarıbekir.
Sayfa 58·Kitabı okudu