Binlerce masum insanın kanıyla yazılan 1922 trajedisi, Küçük Asya'daki asırlık Hellenizm tarihinin acılı sonuna damgasını vurdu ve çağdaş Yunan Devleti'nin yaratılmasında hızlandırıcı bir görev üstlendi. Yunan yaşamının her sahasında egemen olan Megali İdea (Büyük Düşünce) bütün bu süreçte çok trajik bir biçimde son buldu ve Megali İdea'nın üstün emeli olan bütün Yunan Halklarının yeniden birleşmesi, Yunan krallık hudutları içerisinde Yunan halklarının genel yaşam alanının küçülmesi ile ön görülmeyen bir biçimde başarıldı.
Ülke, bölgesi ve iki kattan fazla artan nüfusu ile on yıllık bir askeri boy ölçüşmeden çıktı ve Küçük Asya'daki mağlubiyeti izleyen mülteci akını ile nüfusu aniden kabardı. Yeni koşullar, çağdaşlaşma ve yeniden yapılanma sürecinin başlangıcına dam gasını vurdu; o süreçte önderlik rolünü, önceki yıllarda konuşulamayan güçlükleri yenmeyi başaran ve ilerlemede önemli unsur olduğunu kanıtlayan mülteciler üstlendi. Küçük Asya mültecilerinin varlığı ve Yunanistan'a faydalı etkileri, Hellenizmin en dinamik ve ilerici kısmının yıkılmasının doğurduğu sonuçları gi derek yumuşattı. Georgios Tenekidis "Küçük Asya'da ve Doğu Trakya'da ne kaybedildi ise, Ege'nin karşı kıyısında o kazanıldı" diye yazar. Küçük Asya, Pontus, İstanbul ve Trakya'dan gelen Rumlar, Yunan ulusuna sadece ekonomik ve kültürel olarak katılmadılar, aynı zamanda her anlamda Çağdaş Hellenizmin yaratılmasına yardımcı oldular.