Kendi içinde birlik ve beraberliği vurgulayan Batı Ortadoğu ile ilgili haberleri verirken ayrımları ifade eden kimlik vurguları yapmaktadır. "Kürtlere karşı yapılan baskılar..." "Irak'ın güneyindeki Şiiler.." "Sünni gruplar..." "Ezidi azınlık," "Alevi Lider," "Şii hilali," "Sünni alimler," "Arap birliği" vs...
Halbuki 1945 yılında kadar birbirleri ile savaşan batılı halklar bu yıldan sonra kendi içinde birlik mekanizmalarını kurumsallaştırmışlar ve aralarında yaptıkları savaşı bırakmışlardır. Avrupa ve Amerika tarihine baktığımızda kan ve savaştan başka bir şey bulamayız; Yüzyıl Savaşları, 80 Yıl Savaşları, 30 Yıl Savaşları, 1.Dünya Savaşı,2. Dünya Savaşı... Bu kadar kanın üzerine birbirine düşman ülkeler bir araya gelip sınırlarını kaldırmışlar tek bir parlamento kurmuşlar farklı para birimlerini kaldırmışlar ortak bir anayasa metni hazırlamaya başlamışlardır. Üstelik bu birliğin temelini kadim düşmanlar Fransa ve Almanya atmıştır Birbirlerine hiç güvenmeyen bu iki ülke menfaatleri bunu gerektirdiği için büyük bir birlikteliğin öncüsü olmuşlardır.
Bizim coğrafyaya baktığımızda ise 1400 yıl önce gerçekleşmiş bazı olaylar hala dün yaşanmış gibi alimler, hocalar, şeyhler tarafından taptaze tutuluyor. Kendi içinde kavga yapmaya bu kadar istekli olan bir coğrafyadan kan ve gözyaşının eksik olması mümkün değildir. Psikolojik savaşa karşı, algı operasyonlarına ve manipülasyona karşı direnç göstermediğimiz takdirde,Batı'nın İslam ülkeleri üzerindeki tahakkümünün sürmesi kaçınılmazdır. Bugün Avrupa Birliği süreci adı altında hemen her şeyimizin AB standartlarına göre biçimlendirilmesi üzerinde daha derin düşünmemiz gerekir. Batı' ya "Bizi adam yapın" demek olan bu yaklaşımın sahipleri, Batı ile birlik olabileceğini inanırken, kendi coğrafyasındaki ülkelerle bu işin