100- Altıncısında Ebu Hureyre'den (radıyallâhu anh) rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (salllâhu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:
- "Güçlü mü'min, Allah katında zayıf mü'minden daha hayırlı ve sevimlidir. Fakat her ikisinde de (ayrı ayrı) hayır vardır. Sana yarar sağlayacak şeylere sarıl, Allah'tan yardım dile ve yılgınlık gösterme. Eğer başına bir şey gelirse 'Keşke şöyle şöyle yapsaydım.' deme. Fakat 'Allah'ın takdiri böyle. O, dilediği gibi yaptı.' de. Çünkü 'eğer, şayet, keşke' gibi ifadeler şeytanın işine kapı açar." (Müslim)
"Yaratılışı bilmekle mekan idraki. Ve yaşadığını bilmekle... Yaşamımız yaratılışla irtibata mekanda geçer. Hayat mekanda yaşam olur ve yaşam mekanda hayat... Bir mekanın mahiyetidir bizi var ve anlamlı kılan. Bir yol hikayesidir aynı zamanda bu. Ana rahminden başlayan ve kabirde sona ererek mahiyet değiştiren... "Karanlıkla" başlayıp yine bir "karanlıkla" sona eren bu yolculuğun "aydınlık" yanlarıdır mekan. Bazen bir dağ, bazen bir ev, bazen bir bahçe, bir kıraathane, mescid ya da kütüphane... Her birinin kendi nispetinde varlığı ve "aydınlığı" vardır. Bu anlamıyla mekan, insanın "aydınlandığı", âyan ve beyan olduğu yerdir."
"Kötü alışkanlığın anasının aylaklık olduğu bizim düşündüğümüzden daha doğrudur."
"(Bir işi bitirip) boş kaldığın zaman hemen (başka bir işe) kalk." (İnşirâh 94:7)
Kitabı okurken İslam dininin ve İslam medeniyetinin ne kadar doğru, ne kadar güzel, ne kadar her konuda şaşmaz bir şekilde insanı güzele götürecek şekilde tasarlandığına bir kez daha şahitlik ettim. Elhamdülillah.