Nasıl da unutmuşum eklemeyi, ilkokulda öğretmenim hediye etmişti. Tabi ki eski bir baskısını okumuştum, bende yeri ayrıdır. En kısa zamanda yeniden okuyacağım.
Çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Bununla birlikte okumakta geç kaldığımı da belirtmeliyim:(
Tespit ve analizler çok iyiydi. Eserin sonunda bu analizlerin bağlanma şekli de yazara yakışır cinstendi. Aklı güçlü, gözlem yeteneği keskin insanları severim. Güçlü aklı, gözlem yeteneği iyi insanların bunu etkileyici şekilde kaleme almasını ise daha çok severim. Utanmasam tüm kitabı alıntı halinde paylaşacaktım. Bir kitabın güzel ve okunmaya değer olduğunu daha iyi nasıl ifade edebilirim bilmiyorum :)
Kısa ve yalın bir biçimde insanın kendisi olmasının diğer her şeyden daha önemli olduğunu söylüyorum. Sözlerimi nasıl güçlendireceğimi bilseydim başkalarını etkilemenin hayalini kurmayın derdim. Her şeyi kendi içinde kendi şartlarıyla düşünün.
Düşünsel özgürlük maddi şeylere bağlıdır. Şiirse düşünsel özgürlüğe bağlıdır ve kadınlar her zaman yoksuldu. Hem de yalnızca son iki yüzyıl için değil tarihin başından beri yoksullar.
Bütün bu bir cinsiyeti diğeriyle, bir niteliği başka bir nitelikle yarıştırma; bütün bu üstünlük iddiaları ve karşıdakini daha aşağı olmakla itham etmeler insanın ilkokul çağına ait şeylerdir ki o dönemde bir tarafın diğerini yenmesi gerekir ve en önemlisi de kürsüye çıkıp okul müdürünün elinden ziyadesiyle süslü olan kupayı almaktır. İnsanlar olgunlaştıkça taraflara, okul müdürlerine ya da süslü kupalara inanmayı bırakırlar.