Zehra 1894 yılında yayınlanmış, edebiyatımızın ilk naturalist ve tezli romanı olma özelliği var ve ilk psikolojik roman denemesidir.
Zehra konusu kıskançlık üzerinedir. Kıskançlıkla yanıp kavrulan bir kadının yaptığı olayları anlatır. Gözü kıskançlıktan hiç bir şeyi görmeyen
Zehra bir aileyi ve kendini batırır.
Konu olarak günümüzde pek ilgi çekici olarak gözükmesede (Bunun sebebi bizim klasik Türk dizileri olsa gerek) zamanında eski yıllarda beğenisi olunabilecek bir kitap.
İlk psikolojik kitap denemesi olsada bir ilk denemeye göre başarılı olduğunu düşünüyorum. Kıskançlıkta bir psikolojik durum ve
Nabizade Nazım bu psikolojik rahatsızlık durumunu okuyucuya aktarmayı başarabilmiş.
Aileyi batıran Zehra değil. Suphi. O sadık biri değil olamazdı da. O kadar okuduk adamı. Bilmesek... Artık kadınları günah keçisi ilan etmesek ne hoş olur.
Erkeğin fıtratında olan çok eşlilik Biz kadınlara göre aldatma diye nitelendirilse de aslında dinen istenildiği durumda kullanmaları üzere kendilerine verilen bir haktır.
Belli ki başka amaçlara hizmet ediyor bu kişi. Erkek egemen sistem ve dini kullanmak ancak böyle olurdu. Tebrikler. Günümüzde hala çok eşlilik konuşuluyor ama bunun bir cahiliye geleneği olduğunu bilmeyen de yoktur herhalde. O zamanlar 20,30 kadın nikahlanırmış aynı anda. Birden yasaklamak nefislere ağır gelmesin diye 4 ile sınırlı tutulmuş ve kalpteki sevgiye kadar eşlere aynı davranılması gerektiği adaletli olunması şartıyla, fakat aynı ayette erkeklerin asla buna güç yetiremeyeceğinden de bahseder ve tek eşlilik tavsiye edilir. Çok eşli bir aileden ne hayır gelir ki. Gelmemiştir, gelmeyecektir de.
Zehra 1894 yılında yayınlanmış, edebiyatımızın ilk naturalist ve tezli romanı olma özelliği var ve ilk psikolojik roman denemesidir.
Zehra konusu kıskançlık üzerinedir. Kıskançlıkla yanıp kavrulan bir kadının yaptığı olayları anlatır. Gözü kıskançlıktan hiç bir şeyi görmeyen
Zehra bir aileyi ve kendini batırır.
Konu olarak günümüzde pek ilgi çekici olarak gözükmesede (Bunun sebebi bizim klasik Türk dizileri olsa gerek) zamanında eski yıllarda beğenisi olunabilecek bir kitap.
İlk psikolojik kitap denemesi olsada bir ilk denemeye göre başarılı olduğunu düşünüyorum. Kıskançlıkta bir psikolojik durum ve
Nabizade Nazım bu psikolojik rahatsızlık durumunu okuyucuya aktarmayı başarabilmiş.
Aileyi batıran Zehra değil. Suphi. O sadık biri değil olamazdı da. O kadar okuduk adamı. Bilmesek... Artık kadınları günah keçisi ilan etmesek ne hoş olur.
@mmozdogan cevap verecek bir şey bulamayan da feministliğe yontuyor her şeyi. Kardeşim git feministlik ne bi öğren önce. Öyle bile olsa bunu kötü bir şey gibi lanse etmenizden de gına geldi. Kitap sadece bir kadının kıskançlığından ibaret değil. Erkeklerin karakterini de ortaya koyuyor. Ama ne hikmetse bunu kimse dillendirmiyor. Ortada adaletsiz bir durum varsa elbette tepkimi koyarım burası bunun için var. Hepimiz papağan gibi aynı şeyi tekrarladıktan sonra ne anlamı var ki? Bilmem ne damarımın patlamasına gerek yok yani.
Zehra 1894 yılında yayınlanmış, edebiyatımızın ilk naturalist ve tezli romanı olma özelliği var ve ilk psikolojik roman denemesidir.
Zehra konusu kıskançlık üzerinedir. Kıskançlıkla yanıp kavrulan bir kadının yaptığı olayları anlatır. Gözü kıskançlıktan hiç bir şeyi görmeyen
Zehra bir aileyi ve kendini batırır.
Konu olarak günümüzde pek ilgi çekici olarak gözükmesede (Bunun sebebi bizim klasik Türk dizileri olsa gerek) zamanında eski yıllarda beğenisi olunabilecek bir kitap.
İlk psikolojik kitap denemesi olsada bir ilk denemeye göre başarılı olduğunu düşünüyorum. Kıskançlıkta bir psikolojik durum ve
Nabizade Nazım bu psikolojik rahatsızlık durumunu okuyucuya aktarmayı başarabilmiş.
Aileyi batıran Zehra değil. Suphi. O sadık biri değil olamazdı da. O kadar okuduk adamı. Bilmesek... Artık kadınları günah keçisi ilan etmesek ne hoş olur.
Öncelikle kitap müthişti.. Ben Tanzimat dönemi eserlerine bayılıyorum hepsi de ayrı ayrı çok güzel Nabizade Nazım da kıskançlığı çok iyi ele almış.. bayıldım
Zehra adındaki karakterimiz inanılmaz kıskanc biri sadece kocasına değil kardeşine karşı da.. bu aşırı kıskançlığının başına açtığı belalar ele alınmış çok keyifliydi.
Akıcı bir dil kullanılmış ve sürükleyici bir anlatım mevcut. Tavsiye ediyorum herkese keyifli okumalar...
Hadi Zehra kıskançtı ondan bunları çağırdı hayatına diyelim ya sırrıcemal? Suphi Behlül gibi bir şeymiş keşke incelemeleriniz için şu eril dilden kurtularak kendi bakış açınızı kazandırabilseydiniz. Çünkü biz Zehradan çok Suphiyi okuduk. Asıl konu Zehranın kıskançlığı değil bence. Asıl konu Suphinin maymun iştahlılığı. Konuşulması gereken bu. :) Bence tabi
@iamzehraklc Kadınlar zaten güçlü olsunda 1 asır önceden bahsediyoruz. O zamana göre Suphi için iyi planlar yapmış aferin. İyi oldu intikam aldı. Ben olsam umrumda olmazdı böyle şeylerle uğraşmazdım o yapmış helal olsun, senin hayatınla oynayanla oynayacaksın işte böyle. Bir kadının kalbiyle oynarsan böyle olur. Bir yazar demişti zaten, insanların ince bir yerleri var oraya değmemeli orayla oynanmamalı. Kadının kıskanç olduğunu bile bile hatta sırf belki bunun yüzünden sevdi evlendi bu kadınla. Zaten biliyordu bu özeliği çekici geldi. Sonra da vay efendim bir kıskançlık hayatları yok etti. Öyle değil işte o. Kadın neden değişiyor? Belli ki tabiatı o. Ne kadın ne erkek değişir sadece törpülenebilirler bir yere kadar.