Gudrat K. Sabit

Gudrat K. Sabit
@Gudrat19
Yazar
Azerbaycan, 21 Eylül 1999
28 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Sevgi, şefkat, merhamet ve hoşgörü gereklidir ama bir tanrı ya da kral yahut baba sadece bu duygularla yönetemez. Sorumluluk kimi zaman acımasız olmayı gerektirir, zalimliği ve cezalandırmayı. O ceza ölüm olsa bile gözünü kırpmadan uygulamayı. Ama ister baba olsun, ister kral, isterse baştanrı, asla adaletten ayrılmamalı.
Sayfa 294
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Zihninizi kolayca ele geçiren hayvani arzular hep çirkinleştirecek davranışlarınızı. Bir avuç toprak için, bir parça et için, bir kadeh şarap için yaptığınız onursuzluklar, paslanmış bir demir gibi çürütecek iradenizi. Hiçbir zaman kötülüğe karşı çıkamayacaksınız, zorbalığa hayır diyemeyeceksiniz, haksızın gırtlağına sarı­lamayacaksınız.
Sayfa 285
Naziler, Yahudi halkını ortadan kaldırma kararını Nürnberg'de aldılar. Ve Hitler 150 projektörle aydınlatılan o stadyumda, tıpkı Antik Yunan'ın Baştanrısı Zeus gibi ilahi bir edayla ortaya çıktl. Yüzbinlerce sadık hayranına ırkçılık nefretini aşıladı. Holokost'tan bahsediyorum Yıldız. Holokost, Yunanca bir kelime. Anlamı, 'ateşte yakılmış kurbanlar' demek. Yani Zeus'a, Poseidon'a, Athena'ya, Apollon'a sunulan kurbanlar... Yakılmış hayvanlar, belki de insanlar. Evet, Zeppelin Tribünü bir stadyum değildi, gerçek bir sunaktı. İnsan kurban edilen vahşi ve kanlı bir sunak. Ve Hitler o sunakta yaptığı konuş­malarda, yaşlı genç, kadın erkek, çoluk çocuk demeden altı milyon Yahudi'yi kurban edecek süreci başlatmış oldu.
Sayfa 282
Bilgelik yaşanılmış olanı anlamakla başlar, ki zaten geçmişi bilmeyen bugünü kavrayamaz. O yüzden kahinler gelecekten çok geçmişte neler olduğuna bakarlar. Geçmiş, geleceği içinde saklayan sırlarla dolu bir aynadır. Eğer o aynaya yeterince bakarsan zamanın sırrını da görürsün, hayatın manasını da. Ve elbette çocuklar aynaya baktıklarında kendileriyle değil babalarıyla karşılaşırlar. Kendilerini gördüklerini sanmalarına rağmen o saydamlıkta duran babalarıdır aslında. Zaman aktıkça farkı­na varacaklardır bu hakikatin. Babalarımız, unuttuğumuzu zannettiğimiz ama hiçbir zaman silinmeyecek buruk bir anı olarak hep yaşayacaktır zihnimizde. Onlar kaşımızda, gözü­müzde, boyumuzda, bosumuzda, aklımızda ve yüreğimizdedir. Kudretleri güç verir bize, şefkatleri yüreğimizi yumuşatır, zalimlikleri korkak yapar bizi ya da acımasız, cesaretleri ruhumuzu yüceltir, ödleklikleri küçültür. Velhasıl iyilik ve kötülük, bencillik ve fedakarlık, ne kadar karşıtlık varsa ruhumuzda, hangisinin galip geleceği babamızın şahsiyetiyle alakalıdır.
Sayfa 205
İnsanların tanrıları yermek için heykeller yaptıklarını zannetmiyorum. İnsanın korkusu ve çıkarları her zaman öfkesinden daha kalıcıdır, daha ağır basar. Heykellerin yapılış amacı tanrıların gözüne girmek, onların koruyuculuğunun ardına sığınmak. Yani bir tür ibadet.
Sayfa 188