‘Mükemmel bir anarşist toplum mümkün mü?’ Ursula K. Le Guin romanını okurken kafanızda bu soru canlanıyor.
Romanda Anarres ve Urras gibi iki karşıt düzeni görüyoruz: biri mülkiyetsiz ve eşitlikçi, diğeri ise zenginlik ve sınıf farklarıyla dolu. Romanın güzelliği hiçbir sistemi mükemmel olarak sunmaması oldu benim için. Anarres, özgürlüğe inanıyor ama kapalı bir toplum hâline gelmiş; Urras ise zenginlik içinde ama adaletsizlikle boğuluyor.
Bilimkurgu olarak yazılmış ama aslında bize bugünü anlatıyor. Toplumların nasıl katılaştığını, iyi niyetle kurulmuş düzenlerin bile nasıl baskıcı olabileceğini gösteriyor.
Bülent Somay’ın da dediği gibi: Le Guin, okura “Hangi dünyayı seçersin?” diye sormuyor; “Her iki dünyayı da değiştirebilirsin” diyor.
Mülksüzler, yalnızca iki gezegenin hikâyesi değil; insanlığın özgürlük, eşitlik ve aidiyet arayışının romanı. Yazar okuyucuya tek bir doğru sunmuyor; aksine iki farklı sistemin de güçlü ve zayıf yanlarını göstererek sizi düşünmeye davet ediyor.
Çok beğendiğim bir roman oldu, okumanızı şiddetle tavsiye ederim.