Kimse "ben şöyleyim, ben böyleyim" dememeliydi fazla. Belki de her insanın içinde hiç tanımadığı biri gizliydi. En sıkıntılı, en beklenmedik anlarda çıkıveriyordu. Müneccim Takiyeddin'in gözetlediği semavi cisimler gibiydi insan yüreği. Kimse bilmiyordu derininde ne esrarlar barındırdığını. Sadece tepemizdeki sema değil, aslında tek tek her insan koca bir muammaydı.
Hayatımızın bir haritası varsa şayet, yollarda değil, yol ayrımlarında çizilmekte. İki şey arasında tercih yaptığımız o kısa, kısacık anlarda. Göz açıp kapayana kadar değişir kaderimiz, tek bir kararla.